Ayrılık insanı pişirir, düzeltir. Bugün düzelmiş ve pişmiş olarak kavuşmak mı daha iyidir, yoksa hep ayrılıktan pişmek mi?Kavuşma halinde pişmiş olan kimse, gözünü nereye açar?Her yerde dışarıda kalan kimse, artık perdeye nasıl yol bulabilir?O daima perde içinde oturanlara benzer mi? Söylediğin şeylerden aşığın tarifini ve şahitliğini dinlemezler.Çünkü aşkın özelliği şuradadır ki,ona karşı ayıplar hüner gibi görünür.Sevenin gözü kör, kulağı sağır olur,derler. Bu mümkün müdür ki, insan hem aşık olsun hem de onda görüş ve ayırma kuvveti yerinde kalsın?
İnsan bir ömrün hakkını vermek varken,niye gidip zulme yâr olur?
Neden zalimlerden olur ki?
Neden şu alemde aşktan nasip almak varken, aşksız kalır?
Şeytanın atına binip, kötüye râm olur?
Oysa güneş;bir mızrak boyuna indiği gün,
Kötülerin sığınacak gölgesi olmayacak.