Kimse sevemezdi ki benim gibi onu, kimseler benim gibi korkarak bakamazdu o ömür adadığım gözlere. Ya o? Bana ölüm olan o gözler gidişimle bakar mıydı farklı gözlere? Sever miydi kalbi başka bir kadını? Onu da kendi varlığından esirger, herkesten sakınır mıydı? Beni aldığı nefesten kıskanan adam başka bir kadını da korur, kıskanır mıydı?
"...Ona sahip olmak üzereyken onun değerini yitirmiştim. Bir düş çok fazla şeyi kaybetmene, çok şeyden fedakârlık etmene, çok fazla bedel ödemene neden oluyorsa o gerçekten ulaşmak istediğin bir düş müydü?
Ve çaresizlik, sırf o kadar yol geldiğin için artık sonunu görmek istemesen de geri dönememek miydi? Bu artık sadece ne olduğunu bildiğin bir yoldu, düşlerini yitirirken..."
Ve ben. Yalanlara öyle çok alışmıştım ki, bir gün onun gerçekleri beni öldürecek kadar yaralayacak olursa, o yaralara sürüne sürüne onun yalanlarına koşacaktım. İyileşmek için. Beni yeniden öldürecek kadar yaralaması için. Ve hatta beni öldürmesi için.