Hepimiz ruhları ayırt ederiz. Bu teşhis, hepimizin hayatının bir yerinde ya da bilincinde olmadığımız güç olarak içimizde mevcuttur. Toplumdaki ilişkiler, ticaret, din, dostluklar, kavgalar, kişiliği yargılamaya yönelik bir sorgulamadan ibarettir. Kalabalık ya da küçük bir topluluk içinde ya da yüz yüze olsun, insanlar, suçlanan ve suçlayan olarak, kendilerini yargılanmak üzere ortaya koyarlar. İradelerinin aksine, kişiliklerini ele veren o ufak tefek ancak kesin sonuca götüren işaretleri ortaya koymaya engel olamazlar. Peki kim, neyi yargılar? Aklımız değil. Bunları öğrenerek ya da uğraşarak okuyamayız. Hayır, bilge adamın bilgeliği tam da bu noktada ortaya çıkar; onları yargılamaz, bırakır onları kendilerini yargılasınlar diye, yalnızca kararlarını okur ve kayda geçirir.