Parmaklıkların ardında sıralanmış mezar taşlarına baktı uzun uzun. Ne çok tanıdık isim, ne çok suskun suret... Hepsi geçmişin silik aynasından ona göz kırpıyor gibiydi. Kalbinde ince bir sızı yükseldi. Bir zamanlar hayatın içinde, yani başında olan o insanlar şimdi sadece birer gölgeydi.
Bizlere sık sık "İslam hüzünle geldi, hüzünle yürür" derdi... O, Hüzünler Peygamberi'ydi bir bakıma... Hüzün, yeis ve umutsuzluk değildir hâşâ! Hüzün, gurbete düşmüşlüğün bilgisidir. Ancak, gerçek sevginin ne olduğunu bilenler, sevmenin hakikatine erişmiş olanlar anlaşabilirler hüznün değerini...
...yakından tanıma fırsatı bulduğum usturuplu, becerikli kadının bu adamla evli olduğunu hayal ettim. Birbirine hiç yakışmıyorlardı ama insanların evet dedikten sonra çok değiştiğini öğrenmiştim.