Gün batar, ölüm firari gezer o dağlarda, göz Seher vaktini bekler sabah olanda, bu diyarlarda kim öle kim kala, kalbinde kör topal bir yaşam sürüyorlardı o dağlarda.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
…Halvori uçurumları insan biçen bir cellat. Hiçbir çocuk masumiyetine, hiçbir annenin yakarışına ve hiçbir aksakallının merhamet dileyişine kulak asmadılar. Barış güvercinleri , dağ kırangıcı göçerim dedi . Konacak dal, kanat çırpacak mavi gökyüzü kalmadı. Yangınların ortasında duramam, kimseler anlamaz lisanımdan , Ceylanlar göçerim dedi .
Taşların arasından göğe uzanan çıplak dallar, zamanın sessizliğini tutuyor. İsimler mermerde donmuş; harfler soğuk, rüzgâr yavaş. Ama elimdeki çiçekler sıcak: biri beyaz, biri sarı. Biri vedayı, biri hâlâ süren umudu fısıldıyor.Burada hayat bitmiş gibi görünür; oysa anlam tam da burada derinleşiyor. İnsan, taşların gölgesinde faniliğini hissederken, parmaklarının arasındaki bir dalda sürekliliği kavrar. Belki de ölüm, yaşamın karşıtı değil; onun en dürüst aynasıydı. Çünkü her filiz, mermerin sessizliğini yararak “son” dediğimiz şeyin aslında başka bir başlangıç olduğunu usulca hatırlatır.
Baxîn e Baxîn e
Baxînê pirs dikin ber çemê Perê ye
Bavê min kuştine devê sibê ye
Kalikê min çûn cardin nayên
Min nizani tofan min ra mayê
Baxinê ax baxinê
Bin gol e ser xwîn e
Apê Milko çuyê nayê
Dilê min kul û şîn e!
Ser me ra derbas bû sê mehê buharê
Min nedî tava sibê, ez çi bikim kêfa êvarê
Ser me ra derbas bû sê mehê buharê
Min nedî tava sibê, ez çi bikim kêfa êvarê
Mala felekê bişewiti dayîka min kanê
Bêkes mam, şev e xewa min nayê!