Yaptığı esere aşık olan bir sanatçı gibi, doğaya ve doğal olanın masumiyetine aşık olan bir filozof gibi, insanın özünü görüp aşık olan bir bilge gibi ben de senin masumiyetine, sende gördüğüm öze aşık olmuştum.
Adam anlattıklarında çok samimiydi. Zaten bu samimi cümlelerin varlığı nedeniyle konuşma dili "siz" den "sen" e dönmüştü. Çünkü içinde siz olan samimiyet cümleleri kurmak çok zordu.
Ve ben seni sevdiğim zaman
Bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır
Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç…