Fikret bana baktı baktı, sonra gülümsedi ve el salladı. En azından gülümsedi diye mutlu oldum. Gülümsemeden gitseydi içimde kalırdı. Belki marazlı bir duygu olur, beni perişan ederdi.
Fikret'in şarkılara başladığı ânı değil de bitirdiği ânı hatırlıyordum. Bu şarkılar beni gözüm açık rüyalara salan şarkılardı. Nasıl oluyordu bilmiyorum ama gözüm açık rüya görüyordum.
İşte koskoca bir çınar ayakta ölecekken, dibine vurulan baltalar sebebiyle yere devrilmişti. Hani çınarlar ayakta ölürdü? Hani bu son çınar da ayakta ölecekti?