Ölüm,aşk,ayrılış,varoluş ve nice dönüm noktalarında insanların yaşadığı varoluşu, yazarın deyişiyle bulantıları, anlatan klasiklerden. Okurken uzun bir süreye yayıldı.Kendi kendiyle konuşuyormuşçasına yazıldığı için konular birbirinden kopuk fakat okudukça sizi varoluşunun içine hapsediyor ve yaşadığı buhranı size geçiriyor. Betimlemeleri, olmayan olay örgüsü ve yazarın ne anlatmak istediğini anlamazken bir anda sizi tek bir cümlenin içine hapsetmesi Jean Paul Sartre´nin dehası bence.
İki sene sonra tekrar okuyacağım ve eminim ki iki senenin getirdikleriyle birlikte kitabı farklı bir ben ve farklı bir kitap olarak olarak okuyacağım. Tekrar tekrar okunması gerekenlerden. Tavsiyedir..