• yıldızlar toplansın başıma, gece oldu. bir irkilme gibi zaman ve bir gün daha yalnız Ay...
  • ...her şey güzeldi,her şey yıldızlar gibiydi.
  • Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
    Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
  • Geldi yine bu gece yıldızlar,bakıyor ay sanki görüyor gibi.Yaşıyoruz yine bu yıldızlı geceler de ay'a hasret gibi.

    Özcan ÖZLEN
  • Yıldızlar da bana senden bahsetse.Bulutlar açılsa gönlüme.
  • Sözlerime başlamadan önce bu yazıyı her türlü önyargıyı, 'ben öyle duydum' ları bir kenara bırakarak,kitabı kimin yazdığından çok ne yazdığına odaklanarak okumanızı rica ediyorum.
    İnceleme sırasında kitaptan bahsetmekten çok kitabın bana ne hissettirdiğine değinmişim farkında olmadan,yıldızlar arası kısımları atlayabilirsiniz. :)
    ...
    Kitap Hz.Muhammed (s.a.v.)'in yaşantısı nasıl örnek alabilir ve kendi yaşantımızı O'nunkine nasıl benzetebiliriz üzerine.
    O'nun yaşantısı da ahlakı da zaten Kuran üzerine olduğu için kitapta ayetler ve onları yaşayarak temsil eden bir Peygamber anlatılmakta.
    Hz.Muhammed'in (s.a.v.) hayatını konu alan herhangi bir kitabı herkes hayatında bir kez olsun okumuştur ya da kulağına çalınmıştır bir şeyler...
    Bu tip kitaplarda benim rastladığım ortak özellik hep biyografik bir tarzda yazılmış olmalarıdır.Olaylar anlatılır,kronolojik sıralama vardır,anlatılan kişinin hayatındaki önemli olaylara değinilir varsa sözleri eklenir vs. Bunu önemli bir yazar,bir bilim adamı için yapabilirsiniz belki ancak konu Peygamber olunca,konu Allah'ın Râsulu olunca izlenmesi gereken yolun biraz daha farklı olması gerektiğine inanıyorum.
    Hz.Muhammed (s.a.v.) 'in hayatı yaşanmış bitmiş bir hayat değil bir defa.Bedenen bu dünyadan gitmiş olsa da O'nun getirdiği mesaj hala nefes alıyor ve nefes aldırıyor ruhlara. İsmet Özel'in deyimiyle 'canlı kalmayı' sürdüren bir hayat O'nun ki.
    Ancak canlı kalabilmesi ve bizlere nefes aldırabilmesi için iş bize düşüyor artık. O tebliğini yaptı,tebliğ yaptığına Rabb'ini de şahit tuttu ve gitti. Sıra bizde artık,sorumluluk bizim artık.Peki bu nasıl olacak?
    *Yıllarca o yukarıda bahsettiğim biyografik kitapları okuduktan sonra ben de bunu sordum kendime:"iyi güzel anlatıyorsun kardeş de dedim yazara benim bu rivayetten payıma düşen ne? Peygamberin bu olaydaki tavrı bana nasıl örnek olmalı? Bunca anlatılan şeyin benim hayatıma yansıması ne olacak?"
    Maalesef yazar bu sorularımı cevaplamadan kitabı bitirmiş olurdu hep.Bana da illa bir şeyin açık açık söylenmesi gerek ya,o pencerenin açılması gerek ya,bakıp bakmamak bana kalmalı sadece,öyle bir okurum ben de işte,biraz hazıra konan belki...
    Okumak güzel şey,O'nun hayatını okumak çok güzel şey ama bir şey eksik kalıyordu bu sebeplerden ve ben tatmin olamıyordum. Duygulanıyordum,etkileniyordum belki ama yaşım büyüdükçe zihnen boşlukta kalıyordum. Ve bu bir zaman sonra benim bugünüm ile O'nun dünde yaşanmış olsa da bugüne kadar yeten yetişen hayatı arasında mesafelere sebep oldu.
    Sonrasında başka başka yazarlarla tanıştım ve farklı bakış açılarıyla ele alınmış kitaplarla.Bu kitap da onlardan biri.
    Kafamda Hz.Muhammed (s.a.v.) deyince bir model oluşabiliyor artık,ısrarla kendisinin de vurguladığı ve vurgulaması emredilen 'insan haliyle',bizden,bizim içimizden birini hayal edebiliyorum sonunda. O'nun hayatıyla kendi hayatım arasında bağlantı kurabiliyorum artık.
    Çocuk haliyle mesela, bana umut aşılayan ve en büyük acılarla başa çıkabilmeyi öğreten benden küçük kardeşim gibi; büyüdükçe çalışkanlığıyla,güvenilirliği ve ahlakıyla bana örnek olan bir abi;sevgi dolu bir eş,sadık bir dost,şefkat dolu bir baba, sevimli bir dede,cesur bir asker,zeki bir lider...Bizden biri ama bizden çok daha iyi...*

    Kitapta Hz.Muhammed'in hayatında yer edinen çoğu olaya,kişilere,varlıklara değinilmiş -ancak köşe yazılarının bir derlemesi olduğundan bir miktar sınırlı kalmış- varlığa da dedim çünkü O "Biz Uhud’u severiz, Uhud da bizi sever!" buyurmuş,dağı sevmeye kadar örnek olmuş bizlere...
    Sadece ne yaşandı,olup bitti anlatılıp bırakılmıyor kitapta,asıl mevzu da o zaten,vahiyden günümüze bir pencere açıyor yazar. Kitapta cümleler çoğunlukla “peki şimdi?..” diye başlıyor ve hemen ardından açıklıyor “o zaman bu yapıldıysa bu zamanda bize yüklenen sorumluluk da bizim üstümüze alacağımız üstümüzde taşıyacağımız şey de budur” diyor. Buyrun bir örnek efendim: #35030063
    Kitabın birkaç bölümü de karşılaştırmalı dinler tarihi tadında. Çoğunlukla Hristiyanlığın bozulmasından dem vurmuş yazar,Yahudileşme temayülleri,cahiliyedeki yalancı peygamberler ve günümüzdeki yansımalarından da bahsedilmiş.İslam’la karşılaştırmalı gidilmiş,bazı endişelerden bahsedilmiş İslam adına,çözümler sunulmuş.Sizin anlayışınıza uyar uymaz belki ama sorulan sorular hep cevaplanmış,havada bırakılmamış.
    Günümüze hitap eden,dünden bugüne yeni silinmiş tertemiz bir pencere açan, O’ndan bize ayetlerle,hadislerle köprü kuran o köprüde sizi yürüten bir kitap olmuş uzun lafın kısası. Köprünün manzarası da bir güzel bir güzel... :) Ne derlerse desinler yazarın kalemine sağlık! :)

    Bir fikrin veya şahsın taraftarı değil de Hakk’ın tarafında birlik olduğumuz güzel günlere ulaşmak duasıyla,sözlerimi Malcolm X’in bir sözüyle noktalıyorum:
    “Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.”
    Selametle.

    Kitabın tamamını bazı sebeplerden dolayı okumak istemeyen veya vakit ayıramayacak olan ama göz gezdirme fırsatı eline geçen arkadaşlar için şiddetle okumalarını tavsiye ettiğim 2-3 sayfalık bölümleri de şuraya bırakıyorum:
    Bir Gül İle Bahar Gelir Mi?
    Gül Kokusunu Çağa Taşımak
    Peygamberimizi Sevmek (1,2,3)
    Uhud Savaşı’nın Yıldönümünde Akla Düşenler