Tante Rosa, ilk bakışta bir hikayeler kitabı görünüşündedir.
Fakat, parçaların birbirine gayet ustalıkla bağlandığı ve böylece tam bir bütüne varıldığı görülmektedir. Kitabın yazarı Sevgi Sabuncu birbirine bağladığı on dört parçada bir alınyazısının, bütün girişimlerinden başarısızlıkla çıkan bir kadının alınyazısının hikayesini anlatmaktadır. Tante Rosa, daha ilk bölümden başlayarak başarısız girişimler yapmaktadır. At cambazlığına özenmiş başarıya ulaşamamış, evlenmiş, olmamış ve hatta orospuluk yolunda bile başarısız kalmıştır.
Ama o, bütün bu başarısızlıklardan yılmamış; her başarısızlık yeni bir denemeye atılmasına vesile olmuştur. Buna, yaşamak umudunu yitirmemiş demek daha doğru olur sanırım.
Şişe toplayıp satarak geçindiği en düşkün günlerinde bile yaşama umudunu yitirmemesi imrenilecek bir durumdur doğrusu. Sevgi Sabuncu, bu durumları anlatırken bir yapmacığa, bir düşselliğe düşmemiş izlenimini vermektedir bize.
Çünkü, olayları öyle sıralamış ve bağlamıştır ki Tante Rosa'nın yaşamında hepsinin olacağına inanıyoruz ve bunu yadırgamıyoruz..(M.Uyguner)