Yakup Dağ

Yakup Dağ
@ykp_dg
İnsanların çoğu iyi olduklarını düşünür; çünkü niyetlerine bakarlar. Oysa iyi niyet, iyi insan yapmaz. Davranışa dönüşmeyen her niyet, sadece rahatlatıcı bir bahanedir. Kişi kendini "aslında iyiyim" diyerek avutmaya başladığında, gelişim durur. Bugün en büyük sorunlardan biri şudur: İnsanlar kendilerini düşündükleri hâliyle değerlendirir, yaptıkları hâliyle değil. "Ben böyle düşünmemiştim" cümlesi, sorumluluktan kaçmanın en kibar yoludur. Oysa hayat, düşünceyi değil sonucu kaydeder. ​Bilmek Erdem Değildir ​Bu söz aynı zamanda modern insanın ikiyüzlü huzurunu bozar. Kitap okuyan ama uygulamayan, doğruyu bilen ama yapmayan, farkında olduğunu söyleyip değişmeyen herkes bu kandırmanın içindedir. ​Bilmek, erdem değildir; tekrar eden davranış erdemdir. Sorun burada başlar: Kişi davranışını değil, niyetini savunur. Böylece hatasını düzeltmek yerine açıklamayı seçer. Açıklama artar, dönüşüm azalır. Zihin rahatlar ama karakter zayıflar. Kendini anlamak istiyorsan, niyetlerini değil alışkanlıklarını incele. ​Günün sonunda ne yaptın, neyi erteledin, neyi bile bile yapmadın? Cevaplar oradadır. Bu yüzden gerçekten ilerlemek isteyen kişi şunu bırakmalıdır: "Ben aslında iyiyim." ​Onun yerine şunu sormalıdır: "Ben bugün neyi doğru yaptım?" Çünkü insanı yücelten düşünceleri değil, tekrar ettiği eylemleridir.
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın.
Olabilir, insan yokuşu çıktıktan sonra bir düzlükte pes edebilir.
Bir şeyin senin olup olmadığını anlamak istiyorsan onun için kendini defalarca ikna etmeye çalışıyor musun, yoksa kendi akışında zaten sana mı geliyor, buna bak. Çünkü zorladığın hiçbir şey sana huzur vermez. Doğru olan seni bekletmez, susturmaz, çürütmez. Yanlış olan ise, en parlak haliyle bile içinde bir boşluk bırakır. İçinde sessizliği değil, sürekli bir kavga varsa bil ki o yol senin yolun değildir. Zorlamaya ihtiyaç duyduğunuz her şey aslında size ait değildir.
Gerçek doyum, dış dünyadan ne aldığımızla değil, iç dünyamızda neyi deneyimlediğimizle ilgilidir.Zihnimiz, en büyük zenginliğimizdir. Açlığın verdiği lezzet, yorgunluğun getirdiği derin dinlenme ve sevginin inşa ettiği o sarsılmaz aidiyet hissi, paranın satın alamayacağı kadar gerçektir. Bu, mutluluğun bir hedef değil, anlamlı bir yaşamın doğal bir yan ürünü olduğunu hatırlatan, ruha şifa veren bir bilgeliktir. En büyük lüksümüz, koşullara rağmen iyi hissetme gücümüzü kendi içimizde taşıyor olmamızdır.