Meme kanseri olan biri, belki de etrafındaki herkese bakmış ve onlara kurtarıcılık yapmıştır; ancak kendini ihmal etmiş, etrafına olan kızgınlığını vücudunda biriktirmiştir. Sonuç olarak, meme kadınların başkalarını beslediği parçasıdır.
İnsanlar kendileri için ne kadar sevgi hissederlerse, başkalarına da o kadar çok sevgi verebilir, o kadar az bencil olurlar. Bencil olmak, bir şeyin eksikliğinden ya da kıtlığından kaynaklanır. Çok az sevgiye sahip olanlar, onu kaybetmekten korktukları için veremezler.
İçinizde sevgi hissetmezseniz onu başkalarına vermeniz de imkansızdır. Bütün sevgi, içinizde kendinizi severek başlar. Bu kendinize "takılıp kalmak" ya da ben-merkezci olmak anlamına gelmez; sadece kendi içinizde derin, sessiz ve kabullenici sevgiye sahip olmayı ifade eder.
Öfkenin üstü kapalı ifade edilmesinin bir çeşidi onu hastalığa dönüştürmektir. "Öfkesi onu yiyip bitirdi" ifadesini duymuşsunuzdur. Öfkelerini bastıran insanlar, onu kanser gibi fiziksel hastalıklara dönüştürebilirler. Kanser
de "kendini yiyip bitirmenin" fiziksel tezahürüdür. Bazı insanlar ifade edemedikleri öfkelerini bilinçaltı seviyede acı çekmek için hastalığa dönüştürürler.