Y

Bütün ikiliklerin ortadan kaldırıldığı yerde, insan kendilikte boğulur. Hiçbir ikilik olmadımı insan kendisine bulanır. Bu narsisist öz-çöküş, ölümcüldür. Alain Badiou da aşkı, "iki'nin sahnesi" olarak adlandırır. Aşk, dünyayı ötekinin bakış açısından yeniden yaratmayı ve tanıdık olanı terk etmeyi mümkün kılar. Tamamen başka olanın başlamasını sağlayan bir olaydır. Buna karşın bugün, Bir'in sahnesinde ikamet etmekteyiz.
Reklam
Bizler, birbirimizle dikkat etrafında mücadeleye girişmiş vitrinleriz.
İnsanın her şeyden önce kendi konuştuğunu duyduğu dijital yankı uzanımda, ötekinin sesi gitgide daha da kısılır. Bugün dünya, ötekinin yokluğundan dolayı daha az ses çıkarır. Sen'den farklı olarak, O'nun sesi yoktur.
Dijital Panoptikon'un sakinleri, kendilerini izleniyormuş, yani gözetleniyormuş gibi hissetmezler. Böylece kendilerini özgür hisseder ve gönüllü olarak kendilerini ifşa ederler. Dijital Panoptikon, özgürlüğü kısıtlamaz, onu sömürür.
Bugün, yeni bir yabancılaşma biçimi ortaya çıkmaktadır. Artık söz konusu olan dünyaya ya da emeğe yabancılaşma değil, yıkıcı bir kendine-yabancılaşma yani kendi kendinden yabancılaşmadır.
1000k
Reklam