Herkes, herkesle rekabette. Hayatı bitimsiz bir koşu, bir yarış olarak kurguladığınızda yeterince hızlı davranamayanları kaybedenler kulübüne dahil etmiş oluruz. Onlar miskindir, depresiftir, tutunamayandır. Atılabilir, itlaf edilebilir varlıklardır. Peki ama neden herkes birbiriyle rekabet ve yarış içinde olmalı ki? Neden herkes birinci olmayı, ipi önde göğüslemeyi düşlesin? Kol kola yürüyemez miyiz?
Değişim için her bir anne babanın, herbir öğretmenin, herbir üniversite öğrencisinin, yani her bir vatandaşın önce kendisiyle sohbet edebilecek bir gelişmişliğe ulaşması lazım.
Değerin parasal karşılığı yoktur.Söz konusu yaşayan değerler toplumsal sağlığın bağışıklık sistemini oluşturur. Bir başka deyişle yaşayan değerler bir toplumun gizil gücüdür.