Dünya üzerinde bu kadar zulüm varken gülüp eğlenmeye, mutlu olmaya utandığımız şu dönemde bazı insanların vurdumduymazlığı, Orhan Velinin karşıma çıkan şu mısralarıyla ne kadar da örtüşüyor ;
"Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!"
Kur'an, canlı, diri ve kutsal diliyle çağırıyor kadim yapraklar arasından. Namaz, vücutlardan ve ruhlardan bir Cebrail nefesi gibi geçerek çağırıyor. Oruç, bir ilkbahar bulutu gibi şehirlere iniyor ve suya hasret insanları çağırıyor. Kâbe, anıt bir meşale gibi, yolların en birikmiş kavşağında, çağırıyor. Buyruk çağırıyor, yasak çağırıyor. Farz ve sünnet, hazır ve gayb çağırıyor. İslam çağırıyor.