Tek bir isteğim vardı: Gitmek, yürümek ya da ölmek, umurumda değildi. Uzaklaşmak istiyordum, kaybolmak, ormanda ve bulutlarda eriyip gitmek, hatırlamamak, unutmak, unutmak.
Ama hayatın, olduğundan farklı olamayacağını düşünüyordum, yani hayatın adeta hiçbir şey olduğunu. Ama hayat bir şey olmalıydı ve ben o şeyin olmasını bekliyordum, o şeyi arıyordum.
"çocuk çok uzaklardan geldim. söylesene bana neden ay'a bakıyorsun?"
"ay'a değil" diye sıkıntıyla cevap veriyor çocuk, "ay'a değil, geleceğe bakıyorum ben."
"ben gelecekten geldim" diyorum ona yavaşça, "gelecekte çamurlu, ölü tarlalar var yalnızca."