Ama her şey çok çabuk değişiyordu. Artık bunu anlamıştı. Bir at bir gecede yaşlanıp sakatlanabilirdi. Bir arkadaş da aynı hızda bir yabancıya dönüşebilirdi.
Ağlamaklıydı. Kırıktı. Kendini aldatılmış hissediyordu. Uzun süre uyumak ve uyandığında kendini İstanbul'da, henüz hayatın darbesini yememiş genç Aziz olarak bulmak istiyordu. Bütün yaşadıklarının kötü bir rüya olduğunu görmek.. Ama olmadı. O katı gerçek, gerçekti. Yabancı bir diyarda yalnız ve çaresizdi.
Buna benzer bir hale ömrünün sonunda bir kez daha düştü Aziz Bey. O zaman da uyumak ve uyandığında hayatının acı veren o safhasının hiç olmamış olduğunu görmek istemişti. Ömrünü pişmanlıkların damgaladığı bir yığın insan gibi...