Ali., bir alıntı ekledi.
50 dk.

"Kimi zaman asarlar kendilerini tütün dumanına bir akşamın en ince yerinde yorgun yorgun…"

Yalnızlıklar, Hasan Ali ToptaşYalnızlıklar, Hasan Ali Toptaş

Adı kaderdi
adı kaderdi Kadersizliği adında gizliydi
yorgun bakıyordu, sarı dalgın saçları sonsuz ufuklara yeni sahiller çiziyordu
Kader dalgın ama yarınları umutlu
gözleri masmavi, hayalleri kapkara ama kalbi halen tertemizdi
Kader kadersizliğine ağlıyordu.
Benim Kaderime Müebbet Yazılsa Ne Yazar polis abiii...

Ahmet Erhan;
Dostluğun, acının, denizin, portakal ağacının şairi...
Nasıl giriş yasam, ne gibi şeyler yazsam eksik kalacak biliyorum, biliyorum ama yine de yazıyorum...

İlk olarak Ahmet Erhan tohumlarını içimize atan ve filizlendirip, dallandırıp budaklandıran Mete Özgür 'e daha sonra ise kendisi kardeşim/ablam hatta ikizim olsa bu kadar sevmeyeceğim, aramızdaki sevgiye bir isim bulamadığım Dua'ya selam olsun :) ne kadar beni kandırsa da :) bu Ahmet Erhan'lar bana iki dostumu hatırlatacak şekilde baş köşede duruyorlar(Daha kitaplığa kaldıramadım 2 cildi de, sanırım bir süre de kaldıramam)

Ahmet Erhan böyledir kimine canı ciğeri gibi gelir, kendisinden ötedir. Kimi ne ise abartıdır.
"Hiç bu kadar yorgun olmamıştım. Defter seni de hiç bu kadar yormamıştım" (119/2.cilt) der oysa ki AhErhan... Nasıl direnilir ki böyle bir güzel kelimenin ahengine..

Burada Gömülüdür 2. Ciltte;
*Öteki Şiirler /> *Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi /> *Resimli 'Ahmetler' Tarihi /> *Ne Balık Ne De Kuş /> *Kaybolmuş Bir Köpek İlanı /> *Şehirde Bir Yılkı Atı /> *Sahibinden Satılık /> kitapları vardır.

Onu ölüme götüren alkollü bu kitaplarında daha çok anlatıp, yüceltilmiştir.
"Geldim, gördüm yenildim.... Ne var ki bunda? "(209/2.cilt) kendine yenik bir şairdir AhErhan, hayata yeniktir, sevgilere yeniktir... En çok da seni yenik hissettirir.

Şiirleriyle veda eder her seferinde "Bir veda olsun şiirim, olursa" (214/2.cilt)

Şiirlerinde;
*Denizi:
Ben denizi şeçtim
Vurmak için dünyanın bütün kıyılarına.
Daha söyleyecek
Çok sözüm var çünkü,
Daha yaşanacak nice yaz günü...(114/1.cilt)
*Oğlu olan Deniz'i:
Uzun bir sözcükse ömrüm
Oğlum, son hecesisin sen(514/1.cilt)
*Akdeniz'i:
Ben Akdeniz diyorum ya,
Sen kendi adını ver ona
Ve ilk gülüşün olsun
Mutluluğun yüzgörümlülüğü. (114/1.cilt)
*Türkiye sevgisini:
Ve Türkiye
Her zaman bağımsız kalacaktır! (510/1.cilt)
*Yalnızlığı:
Yalnızlığı çileden çıkaracak kadar yalnızdım (173/2.cilt)
*Alkolü:
Alkol. Ve tütün
Ben ölümü bunlarla yendim. (219/2.cilt)
*Ölümü :
Ölümle hayatın arasında bir yer varsa ben oradayım (78/1.cilt)
Ama en çok da ölümü konu alır AhErhan...

"Ben bu kadar yenilgiyi haketmedim" (147/2.cilt) der. Doğru haketmemiştir. Yazdığı şiirleri, acıları, umutları, umutsuzlukları vardı. Şiirleriyle göğüs gerdi yenilgilerine...

Onu artık kim sorar, kim anımsar?
Soluk dergi sayfalarında kalmış birkaç şiiri
Nasılsa bir yerde su eritir, ateş yakar. "(83/1.cilt ) demişti ama o soluk dergilerdeki şiirleri şimdi Burada Gömülüdür, bu portakal ağacının turuncusunun içinde... Hiç değilse bizdedir, bizimledir. Abartılacak(!) ve sonuna kadar abartarak(!) sevecek olan bizde. Herkes anlayamaz o şiirleri bazı yaşanmışlıklar olması lazım...

Ve "Mersin'de doğduğumu nasıl biliyorsam, adım gibi
Biliyorum Ankara'da öleceğimi(480/1.cilt) diyen Ahmet Erhan 4 ağustosta 55 yaşındayken gırtlak kanserinden Ankara'da ölerek, Ankara Karşıyaka mezarlığına gömülmüştür...
" Göreceksen şimdi gör beni
Çünkü tabutlar ışık geçirmez" (366/2.cilt) gördük seni ama çok geç kalmıştık...


"Ateş yakar, su boğardı, geç anladım.
...
Soğuk üşütür, bıçak kanatırdı." (152/2.cilt)
Her güzel gibi senin de değerini geç anladık...

Değerini bilen okurların okuması dileğiyle...

Emre Akay, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Herkes yorgun ve aç bir şekilde yaz güneşinin ısıttığı sokakta yürüyordu. Kafalarındaki yorgunluk, sokağın, hayat anlamına gelen parıltılı ve neşeli görüntüsüyle yavaş yavaş dağılıyordu. Sanki hapishaneden şimdi serbest bırakılmış küçük mahkumlar gibiydiler. Sanki temiz hava ve güneşte sersemlemişlerdi. Evlerine ulaşmak için şehrin bu gürültülü, canlı, hareketli ortamına dalmaları gerekiyordu. Şehir ise onlar için at arabalarının, caddelerin, yolların dükkanların civcivli bir karmaşasından başka bir şey değildi.

Pal Sokağı Çocukları, Ferenc Molnar (Sayfa 21)Pal Sokağı Çocukları, Ferenc Molnar (Sayfa 21)
Elfida., bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

"Ruh vücudun en yorgun kısmıdır."

Esirgeyen Gökyüzü, Paul Bowles (Sayfa 109 - Simavi Yayınları - 1991 - İngilizceden Çeviren: Belkıs Çorakçı)Esirgeyen Gökyüzü, Paul Bowles (Sayfa 109 - Simavi Yayınları - 1991 - İngilizceden Çeviren: Belkıs Çorakçı)

Nurullah Genç
gözlerim, buzlayan kanatlarıyla
yorgun umutların peşinde her an
düşlerim, şahlanan kır atlarıyla
birer birer kopuyorlar zamandan

شيماء, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

sessize aldığım bir dünya heves
güzeller yorgun olur. Rabbim, pes

Kimsenin Kalbi, İbrahim Tenekeci (Sayfa 55 - profil kitap)Kimsenin Kalbi, İbrahim Tenekeci (Sayfa 55 - profil kitap)
Eylem, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Savaş meydanlarında ölümü kondurmamak nasıl yaşamanın kanunuysa, en umulmadık yerde, yaşamayı alt etmesi de, ölümün kanunu...

Yorgun Savaşçı, Kemal TahirYorgun Savaşçı, Kemal Tahir
Eylem, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

..., yaşama denilen didinmeyi, umutları umutsuzlukları, güvenleri güvensizlikleri, övünmeleri utançlarıyla, bir anda bitiren minimini bir kurşunun akıl almaz gücüne, ömründe belki ellinci defa gerçekten şaşıyordu.

Yorgun Savaşçı, Kemal TahirYorgun Savaşçı, Kemal Tahir