Yılmaz Örmeci

Yılmaz Örmeci
@yormeci
Çocuklara ve gençlere yönelik şiir, masal ve hikayeler yazıyorum. Yayınlanmış 3 kitabım var.
İnşaat Müh.
Lisans
Antalya
26 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
7. Bölüm: Zindandan Çıkış
HÖPBATTI VE GÜLİZAR (Bir Çocuk Masalı) 7. BÖLÜM: ZİNDANDAN ÇIKIŞ Gardiyan hemen gidip getirmiş yemeğini Öğleye doğru vermiş özgürlük haberini. *** Höpbattı akşam çıkmış kapkaranlık zindandan Özgür olduğu için şükür etmiş bir yandan. *** Pazara düşmüş yolu, bakmış pazarda mal çok Şaşkınlığa uğramış, alacak hiç kimse yok. *** Merak ederek sormuş bir esnafa usulca: Bugün Pazar değil mi, neden kimse yok amca? *** Pazarcı esnaf demiş: Yabancısın galiba Halkımız fakir düştü, hem vergiler de caba. *** Bu sene kıtlık oldu, bağ, bahçe hep boş kaldı Elimizde ne varsa kalanı Devlet aldı. *** Yeni saraylar için Kıral vergiler koydu Bu yüzden birçok kişi kendi canına kıydı. *** Höpbattı çok üzülmüş, görmemiş hiç böylesi Hem zalim, hem de gaddar ülke yöneticisi. *** Hemen saraya koşmuş, Kıral'la görüşmeye
Hikaye-Öykü
Reklam
6. Bölüm: Höpbattı ile Gardiyan
HÖPBATTI VE GÜLİZAR (Bir Çocuk Masalı) 6. BÖLÜM: HÖPBATTI İLE GARDİYAN Sabah olup uyanmış Höpbattı gün doğarken Gardiyan sormuş ona: Neden uyandın erken? *** Güneş doğduktan sonra uyandığım olmadı Bu yaşımda üstüme daha Güneş doğmadı. *** Anam böyle öğretti, erken kalkan yol alır Gün boyunca yaptığı iş bereketli olur. *** Höpbattı gardiyana sormuş merak ederek Yanlış anlar mı diye biraz da çekinerek. *** Başından geçenleri ona anlatmış bir bir Demiş bu garibanı sen de biraz sevindir. *** Sarayın bahçesinde gördüğüm güzel kimdir? İnsan mı, melek miydi, bu kız kimin nesidir? *** Gardiyan önce gülmüş, demiş zor oyun bozar Başlamış anlatmaya: Onun adı Gülizar. *** Annesi Gülizar'ı Has Bahçe'de doğurmuş Sonra da hamurunu gül yağıyla yoğurmuş. *** İşte ondan güzeldir, her gören ona bakar
Hikaye-Öykü
5. Bölüm: Kralın Sarayı
HÖPBATTI VE GÜLİZAR (Bir Çocuk Masalı) 5. BÖLÜM: KRALIN SARAYI Bu güzellikten ağzı bir karış açık kalmış Yakından görmek için soluğu orda almış. *** Sarayın bahçesinin tırmanmış duvarına. Nöbetçiler koşuşmuş gelivermiş yanına. *** Ey yabancı sen kimsin, ne işin var orada? Daha önce görmedik, ne ararsın burada? *** Burası bir saraydır, hemen in o duvardan Bize zor kullandırma, çabuk çek git buradan. *** Höpbattı tamam demiş, duvardan ineceğim Ama önce bu güzel bahçeyi göreceğim. *** Bahçeye bir göz atmış, tutunarak elini Şaşkınlıktan adeta yutmuş küçük dilini. *** Dün gece rüyasında gördüğü o güzel kız Eğilmiş gül topluyor, hem tek başına, yalnız. *** Höpbattı el sallamış: Ey güzel kız merhaba Kız dönüp onu görmüş, kim bu demiş acaba. *** Höpbattı'yı duvardan zorlukla indirmişler
Hikaye-Öykü
4. Bölüm: Parlak Taşlar
HÖPBATTI VE GÜLİZAR (Bir Çocuk Masalı) 4. BÖLÜM: PARLAK TAŞLAR Höpbattı ter içinde uykusundan uyanmış Rüyanın etkisiyle hemen dizine bakmış. *** Rüyamda kanamıştı, şimdi yaram nerede? Gene de yıkanayım şu buz gibi derede. *** Hemen soyunup girmiş buz gibi soğuk suya Gene takılıp düşmüş, serde sakarlık var ya. *** Buz gibi soğuk sudan çıkmış gene yüzerek Bir yandan dün geceki devleri düşünerek. *** Aklı karışmış birden, böyle şey nasıl olur? Olsa olsa rüyadır, dev masallarda olur. *** Dün geceki gördüğü yere dikkatle bakmış Devlerin oynadığı meğer parlak taşlarmış. *** Birini çok beğenmiş, koyuvermiş cebine Dönmüş elbiseleri olan ağaç dibine. *** Demiş kendi kendine: Yeter bu kadar mola Elbisesini giyip koyulmuş tekrar yola. *** Türküler söyleyerek dağları aşmış gene
Hikaye-Öykü
3. Bölüm: Höpbattı'nın Rüyası
HÖPBATTI VE GÜLİZAR (Bir Çocuk Masalı) 3. BÖLÜM: HÖPBATTI'NIN RÜYASI Höpbattı rüyasında bir köy çeşmesindeymiş Çeşmeden su içerken yanına bir kız gelmiş. *** Çeşmenin yalağında kızın aksini görmüş Uzun siyah saçları, elinde de gül varmış. *** İnce ve uzun boylu, ay gibi beyaz yüzlü Sakin, yumuşak huylu, kapkara zeytin gözlü. *** Zülüfleri dökülmüş, örtmüş hilal kaşını Höpbattı utancından kaldırmamış başını. *** Kendi kendine demiş, aman bu ne güzel kız Kendi başına gelmiş, belli ki o da yalnız. *** Ayıp olmasın diye bir adım geri gelmiş İşte ne oldu ise tam da o anda olmuş. *** İki ayağı birden takılıp düşmüş yere Utancından kızarmış, her yanı yara bere. *** Hemen kalkmış yerinden, kolları kavuşturmuş Üstünü silkeleyip dizini ovuşturmuş. *** Arkasını dönerek kaçmak istemiş ordan
Hikaye-Öykü