Yoruldum
Göğsümde beslediğim kuş
Eskisi kadar heyecanla kanat çırpmıyor artık.
Yoruldum
Hayatın dik yokuşlarında
Bu dünya yaşamak omzumda yük
Dizlerim bedenimi taşımıyor artık.
Yoruldum
Yarına umutla bakmaktan
Gözlerim yakını bile görmüyor artık.
Yoruldum
Bu dünyanın engelle dolu parkurlarından
Ayaklarım düz yolda bile tekliyor artık.
Yoruldum
Tutunduğum dalların kırılıp elimde kalmasından
Avuçlarım kapalı kollarım halsiz
Ellerim duaya bile kalkmıyor artık...

(m.aygan)

Cemal Süreya
Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum..

Fatih, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Saat dörde doğru uyandım. Sabah yaşadığım öldürücü saatleri düşündüm. Bu duruma nasıl geldim? Neden bana yaşamasını öğretmediler? Neden bana, bizden bu kadar gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan etmedim? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım? İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım? Ben insan değildim ki. Yaşamadığım bir hayatın içine nasıl atıldım? Beni nasıl gürültüye getirip de bu soğuk bakışlı mimar gibi insanların karşısına çıkardılar? Onlar da bilemezdi: görünüşümle insana benziyordum. Denemelerden geçmiştim. Onları aldatmayı başardım. Sonumu kendim hazırladım. Her an ne yapacağımı söyleyemezlerdi bana. Beni aldattılar; gene de suçluyum. İnsanların en verimli olduğu çağda tükendim. Her anı, ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum. Bana müsaade.

Tutunamayanlar, Oğuz AtayTutunamayanlar, Oğuz Atay
Roquentin, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

Sığıntı Kuşu
yoruldum
değiştirmekten kanını yüreğimin
hergün yeniden başlayan
çığırtkan bir şarkıyı söylemekten
hergün
yeni bir şarkı bestelemekten

Sevdadır Şiirler, Arkadaş Zekai ÖzgerSevdadır Şiirler, Arkadaş Zekai Özger

Allah'ım finallerimin başlamasına az kaldı ama şimdiden yoruldum. 😓😓😓

Esra D., bir alıntı ekledi.
13 saat önce

Aşkın yüzünden düşen bin parçayı
Toplamaktan yoruldum ben artık Polyanna

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 63)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 63)

Ya Sen Bozmasaydın Düzenimi , Mesut Okan Ekşi
"Fakat her şey çok berbat oldu. Bir an kendimi boşlukta hissettim. Benimle birlikte hüznümde yıllandı. Üstüme oturup, bağdaş kurdu. Fakat, fakat bu Müslüm Gürses hiç susmayacak mı, içim çok acıyor, canım çok acıyor. Gözümün göremediği yerden akıp gidiyorum." dedi iç sesine. Müslüm Gürses fısıldıyordu.
Hangimiz düşmedik kara sevdaya
Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
Hangimiz bir kuytu köşe başında
Bir vefasız için yol gözlemedik mi

Herkesten bir anı sakalar bu yollar
Herkesin acısı sevgisi kadar
Güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki
Deli gibi sevmek ruhumuzda var
Müslüm Gürses'in en sevdiği şarkısı buydu. "Fakat Allah kahretsin ki kulaklarımda bangır bangır Ferdi Tayfur çalıyor. Huzuru çalınmış bir hiçbir kimse olarak şu denizin karşısında bulunmaktan iğreniyorum. Kendimden de iğreniyorum. Bir kadını beklemekten yoruldum artık. Hangi bir kadın? Beni sevip kollayan, beni gerçekten mutlu etmek isteyen bir kadını beklemekten yıllanmış bir yalnız oldum artık. Beklemek gerçekten çok zor. Beklerken birçok kere Kavimler Göçü gerçekleşti. Malazgirt savaşı yeniden oldu. Bir sürü çağ açılıp kapatıldı. Yıkılan devletlerin haddi hesabı yok. Geçen onca zamanda bir kadın uğramadı yanıma. Hangi bir kadın? İşte bir kadın..." dedi iç sesine. "Ferdi Tayfur çalıyor, nasıl acı çekmeyeyim? Nasıl dimdik ayakta durayım?" "Neşemiz yükselirken göklere kanat kanat ,
Bana bir şeyler söyle bana bir şeyler anlat
Sessizliğe sesinin tatlı ahengini kat
Bana bir şeyler söyle bana bir şeyler anlat

Bırak yansın ellerin avuçlarımda bir an
Sen de bu hisle tutuş sen de bu arzuyla yan
Uykuya dalar gibi yani başıma uzan
Bana bir şeyler söyle bana bir şeyler anlat"

Kemal Hamamcioğlu
Öyle Birine Aşık Ol ki!

Canım,
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
Çok sevince anladım.
Hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
Evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
Hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
Ellerini takip ediyorum,
Hala!
Elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
Kalp sıkışıyor, el buz.
Yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
Geçmiyor...
Ev buz !
Anlamaktan yoruldum.
Sarılmaktan.
Sen, o evde sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
Öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
Birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
Çok sev. çok küs. çok barış.
Ellerini takip et sonra.
Ellerinde ne gördüğümü bulursan sonunda,
Gülümse!
Güzel gülene aşık ol!
Aşık olursan bir gün benim kadar.
Yüzünü yağmura uzat…
Geçti, geçti desin biri.
Hiç geçmesin…
Artık senin de bir şiirin var!

Geçti… geçti…

ben öldükten sonra
Ve bir gün diyordu şair; bir sokakta bulursanız cesedimi sakın ha gazete kağıtlarıyla örtmeyin üzerimi.Şiirlerim var benim yaşam kokulu dizelerim onlarla örtün üzerimi.Tüm sürüncemede kalan acılarına hayallerine aşklarına rağmen satır satır yaşam kokarak gitti deyin arkamdan.Ha birde ben öldükten sonra okumayın artık şiirlerimi geç kalınmış değer vermelerden yoruldum artık!