Nevrozda Lacancı bir yorumlama doktrinine sahibiz. Yorumlama, söylenenin başka bir okuması olmalıdır. Muğlaklık içeren ve bu nedenle anlama aykırı olan bir okuma. Lacan'a göre anlam, semptomu besleyen şeydir.
- Geneviève Nusinovici
Nevrozda Lacancı yorumlama doktrini, öznenin onun söyleminde işleyen göstereni ortaya çıkarmayı hedefler. Bu nedenle yorum, söylenenin doğrulanması veya açıklanması değildir.
Yorum, söylenene alternatif bir okuma önerir; ancak bu okuma, yeni bir anlam üretmek için değil, mevcut anlamın bütünlüğünü sarsmak için devreye girer.
Lacan'ın yorum anlayışı, klasik psikolojinin veya hermenötiğin yorum anlayışından ayrılır. Klasik yaklaşımda yorum, gizli anlamı ortaya çıkarmayı amaçlar. Lacan'da ise yorum, anlamın çoğalmasını değil, anlamın tökezlemesini hedefler.
Çünkü nevrotik özne zaten semptomunu anlamlarla örmektedir. Semptom, örneğin depresyonda gördüğümüz üzere, yalnızca acı veren bir oluşum değil, aynı zamanda öznenin jouissance'ını düzenleyen kapalı bir örgüdür.
Bu nedenle Lacan, semptomun çözülmesinin her zaman daha fazla anlam üretmekle gerçekleşmeyeceğini söyler.
Aksine, anlamın kendisi çoğu zaman semptomu ayakta tutan unsurdur. Öznenin sürekli olarak kendisine açıklamalar üretmesi, yaşadıklarını neden-sonuç ilişkileri içinde düzenlemesi ve her şeyi anlamlandırmaya çalışması, semptomun etrafında yeni gösteren katmanları örer.
Bu bakımdan anlam, semptomun panzehiri olmaktan çok, onun besinidir.
Lacancı yorum, çoğu zaman muğlaklık, eşseslilik (équivoque), kelime oyunu veya beklenmedik bir gösteren bağlantısı biçiminde ortaya çıkar.
Amaç özneye yeni bir bilgi vermek değil, onun söylemindeki gösteren zincirinde bir kesinti yaratmaktır. Yorumun etkisi, öznenin "Şimdi anladım" demesinden çok, "Bu ne demek?" sorusuyla karşı karşıya