Kime sorsam suçlu başkası. Herkes kendini tam, kusursuz ve eksiksiz görüyor. Öğrenciye soruyorum, öğretmen iyi anlatmıyor diyor. Öğretmene soruyorum, öğrenci dersi dinlemiyor diyor. Veliye soruyorum, öğretmen çocuklarımızla hiç ilgilenmiyor diyor. Bir başka öğretmene soru-yorum, çocukla kendi anne-babası ilgilenmiyor, ben ne yapabilirim diyor. Müdüre soruyorum, öğretmenler ruh gibi, ideal-mideal kalmamış diyor.
Bu kaçıncı türkü sana yaktığım
Çıktığım kaçıncı uzun yolculuk
Bu böyle kaçıncı çılgınca yorum...
Bir derviş gönlüyle kırk yıldan beri
Başımı yastığa seninle koyuyorum
Her sabah seninle uyanıyorum
Umurumda değil yasaklar, suçlamalar...
Ben seni seviyorum
"Niyet okumamaya gayret edin Sadberk Hanım," demişti. "Gözümüzle gördüğümüz olayların bile arka perdesinden emin olamazken görmediğimiz olaylar hakkında, görmüş gibi yorum yapmak bizi ziyadesiyle yanlış yollara götürür."
“Tarihsiz insanlar gibi de yaşamayalım. Mars'tan ışınlanmadık, içinden geldiğimiz bir medeniyet var. İç dünyamızı kuralım, gönlümüzü genişletelim, deryadil olalım, yaşadığımız hayata iç dünyamıza uygun bir yorum getirelim.Küçük pencereler açalım hayatımıza. Ve zamanı biraz yavaşlatalım...”
Efendimiz'e (sas) en makbul duanın hangisi olduğu sorulduğunda: "Gaib olanın gaib olana (haberi olmayanın arkasından yapılan) yaptığı dua." diye cevap vermişti.
Gaibin gaibe duasının makbul olmasının sebeplerinden en önemlisi hiç şüphesiz günahkar bir ağızdan çıkmamasıdır. Çünkü Allah, günahsız ağızlardan çıkan dualara icabet etmektedir. Hiçbir kimse başka birisinin adına günah işleyemeyeceği için gaibin gaibe yaptığı dua çok önemli görülmüştür.
Bunun için mümin bir insan öyle bir hayat yaşamalıdır ki o farkında olmadan ona sürekli dua eden birileri olmalı, o da başkalarına dua etmelidir.(bkz. yorum)
Hoşlanma ya da hoşlanmama duygularında ya da yalnızlık, depresyon, kaygı gibi duygu durumlarında, hiçbir yorum yapmadan kendinizi bu duyguya tamamen açın.