Furtwängler’in Beşinci Senfonisinin olduğu plakların üzerindeki kırmızı HMV etiketlerinde gördüğüm ismi dışında, Furtwängler hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Öte yandan en az beş yıl boyunca en sevdiğim yorum olarak gönlüme taht kurmuş olan Furtwängler kaydı, gözümde diğer bütün müzik parçalarına değer biçerken başvurduğum bir mihenk taşı...
Sonra ne oldu? Hiç.. Çünkü parti hükümetleri ciddi işlerle değil, ıvır zıvırla uğraşıyor, kendisine oy vermeyen Kırşehiri ilçe haline getiriyor ve Millî Eğitim Bakanlı-ğına kadar yükselmiş bir adam da daha 50 yıl iktidarda kalacaklarını söylemek gibi aklın kabul edemeyeceği he-zeyanlar savuruyordu. O zamanki anket uygulanamadığı gibi bizim listelerin de atıldığı muhakkaktır. Yoksa Milli Eğitim arşivlerinde bulunması icab eder. Zamanla AP Hükümeti iş başına geldi. Daha akıllı iş görerek bunu anketle değil, bir komisyonla yapmaya karar verdi. Fakat burada da büyük bir yanlış yapıldı: 1000 Temel Eser'in, İkinci Beş Yıllık Plân süresince ortaya konulması kararlaştırıldı. Buna göre yılda 200 ese-rin basılması gerekiyor, bu da aşağı yukarı iki günde bir eser çıkarmak anlamına geliyordu. Fakat 5 yılda 1000 değil de 100 eser basılsa bile, türlü beynelmilelci ve vatan ihaneti aşılayan kitaplarla zehir-lenen, Türklükten koparılan gençlerin bir kısmını olsun kurtarabilecek nitelikte olduğu muhakkaktı. Nitekim Orkun Yazıtları, Kaşgarh Mahmud, Dede Korkut gibi ana eserlerle Türk milletine âdeta susadığı eserlerin verilme-sine başlanmıştı. Fakat ne oldu? Birkaç solcu profesörün kışkırtmasıyla Millî Eğitim Bakanlığı bu seriyi durdurdu. Halbuki beklenen şey bunun durdurulması değil, aralarına bundan sonra bazı zayıf eserlerin karışmasını önleyecek tedbirlerin alınması, komisyonun kuvvetlendirilmesi ve eserlerin pek ucuz olan 5 liralık satış fiyatının çoğaltıl-masıyla telif ücretlerinin biraz azaltılması sayesinde hazineye bir miktar gelir sağlamak olacaktı. Şimdi Kültür Bakanlığı 3 seri halinde yeni eserler bas-tırarak bu zararı gidermeye çalışıyor. Bu teşebbüsün de önünde sonunda akim kalacağını bildiğim için cevabımı kamuoyu önünde açıklamayı. Demokrat Parti zamanında boşuna
Sayfa 260 - Ötüken, 1 Kasım 1971, Sayı: 112·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Rivayete göre, bu olay üzerine Allah Rasulü şöyle buyurdu: “Ameller niyete göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah ve Rasulü için hicret ederse, hicreti Allah ve Rasulü’nedir. Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse, onun hicreti de hicretine sebep olan şeyedir.” (Buhâri) Sevgili peygamberimizin bu mübarek sözleri, bugün muhataplarına şu soruları hatırlatıyor: “Kimlerin, nelerin muhaciriyiz bugün? Hicretimiz kimin için? Adımlarımız kimin izini takip ediyor? Kimin için gece gündüz demeden yollara düşüyor, yolculuğun zahmetine katlanıyor, cefasını çekiyoruz? Yolculukta döktüğümüz terler kimin uğruna? Para mı, güç mü, itibar mı, aşk mı, şöhret mi yoksa Rızaullah mı menzilimiz? Hakk’a mı batıla mı, kesrete mi vahdete mi dönük yüzümüz? Yolculuğumuz nereye, nereye gidiyoruz? Daha da önemlisi hicretimiz esnasında niyetimiz ne, kalbimizde ne taşıyoruz?”
Kimseye "hata ettin" diyeceğin yerde "kafir oldun" deme, çünkü politik yorum ve tercihleri kişiyi ne mümin yapar, ne kafir.
Sayfa 98 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Şeriat ülkelerinde demokrasi olur mu?
Ce­zayir İslami Selamet Cephesi'nin bir yetkilisi, açıkça "Demok­rasi dinsizliktir" diyebiliyor. Bir din devletinde, değişmez "tek doğru" söz konusudur. Dolayısıyla düşünce özgürlüğüne ve de­mokrasiye, yer olmaması doğaldır. Hatta aynı din içindeki farklı "yorum"lara bile, genellikle pek hoşgörü gösterilmez. Öyleyse laiklik; demokrasinin ve farklı inançta olanların barış içinde bir arada yaşayabilmesinin ön koşuludur. Bugün Hindistan' da çok sayıda din, 24 ayrı dil ve 500'den fazla da lehçe var. Hintli uz­manlar, bu kadar farklılığın yan yana yaşadığı bir toplumda, laik devlet yapısının bir "çimento" işlevi gördüğünü savunuyorlar.