Bu satırlar yaklaşık 170 yıl önce, yani 1840'larda yazıldı. Kadına ev hanımlığı, annelik ve hizmetçi rolü biçiliyordu. Kadının okuması-yazması kabul edilebilir değildi. Nihai amaçları evlenmek olarak kabul ettirilip susturulmuşlardı. Evi çekip çeviren, ''the angel in the house'' olarak bilinen, çocuklarını yetiştirmek zorunda kalan yine kadındı. Boşanma hakları yoktu. Eril tahakküme karşı çıkması bir tabudan ibaretti.
Sahi, 2022'ye sayılı günler kala bizde neler değişti? En Viktoryen'inden bir Türkiye'de yaşıyoruz. Umarım yeni yılda bazı şeyler değişir. Umarım bunun oluru vardır. Umarım... youtu.be/NL2iVBYzc8g
Bu şarkı en çıkmaz anlarımın şarkısı ama yine de her gecenin bir sonu, bir gündüzü vardır, unutmamak gerek.
Orwell'in 1984'ünde çok sevdiğim bir sözü var: "Bir gün karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız."