Gönderi

Viktorya Dönemi erkek hegemonyasına yerinde bir eleştiri.
Hele kadınların çoğunlukla pek sakin olduklarına inanılır, ama kadınlar da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir. Erkekler gibi onlar da zekâlarını, yeteneklerini işletmek için bir uğraş, eylem alanına gereksinme duyarlar. Üzerlerindeki baskı pek ağır, sürdükleri yaşam pek durgun olursa acı duyarlar bundan, zarar görürler. "Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle yetinsin." demeleri dar kafalılıktır. Bir kadın, geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak öğrenmek isterse onu kınamak, alaya almak düşüncesizliktir.
Sayfa 156 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
·
615 Gösterim
2 Yorum
Bu satırlar yaklaşık 170 yıl önce, yani 1840'larda yazıldı. Kadına ev hanımlığı, annelik ve hizmetçi rolü biçiliyordu. Kadının okuması-yazması kabul edilebilir değildi. Nihai amaçları evlenmek olarak kabul ettirilip susturulmuşlardı. Evi çekip çeviren, ''the angel in the house'' olarak bilinen, çocuklarını yetiştirmek zorunda kalan yine kadındı. Boşanma hakları yoktu. Eril tahakküme karşı çıkması bir tabudan ibaretti. Sahi, 2022'ye sayılı günler kala bizde neler değişti? En Viktoryen'inden bir Türkiye'de yaşıyoruz. Umarım yeni yılda bazı şeyler değişir. Umarım bunun oluru vardır. Umarım... youtu.be/NL2iVBYzc8g
Önceki 1 yanıtı göster
Bu şarkı en çıkmaz anlarımın şarkısı ama yine de her gecenin bir sonu, bir gündüzü vardır, unutmamak gerek. Orwell'in 1984'ünde çok sevdiğim bir sözü var: "Bir gün karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız."
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.