Yorum

Ömer Gezen isimli okurun asıl gönderisini gör
Öncelikle incelemenin hepsini okuduğumu belirterek başlıyorum Ömer ve rica ederim. Sanırım ki, kitabı bolca övenlerden biri de benim. Fakat gerek buradaki incelememde yayınevinin tutumunu, gerekse de videomda Rukiye Hanım'ın askerlik ile ilgili görüşlerini hafif bir şekilde eleştirmiştim. "Hafif" kelimesinin altını çizerim. "İsim vermeden bir örnek vermem gerekirse, kanser olan bir kadın var ve onu takip eden kesim tamamıyla güzel olduğu için takip ediyor. Çirkin bir kadına kimse yardım etmez." Ben bu kısmı hiç anlayamadım, kusura bakma ama. Rukiye Hanım'ın güzel ya da çirkin oluşuyla hiç ilgilenmemiştim oysa ki. Dostoyevski kısmına koca bir "oha" dedim. Aslında evet, Dostoyevski'nin yanında hiçbir şeydir bu kitap. Çünkü Dostoyevski bile bütün parmaklarını kullanabiliyordu, değil mi? Mesela ben şu an bu yorumu yazarken ne güzel bütün parmaklarımı kullanabiliyorum, değil mi? Yok Ömer ya, ben böyle düşünemiyorum, düşünmeyi de istemiyorum. Başaramadım yani böyle düşünmeyi, biraz deneyeyim dedim, olmadı be dostum. Yapamadım. Engelli ve yatağa bağlı olan, kendisinin de kitabında bahsettiği hayal bahçesinden hayatı boyunca uzak kalmış bir insanın nasıl profesyonelce bir eser çıkartmasını bekleyebiliriz? Biz, yatağımızdan harika ayaklarımızla kalkıp ufkumuzu açmak için istediğimiz parka, istediğimiz ülkeye, istediğimiz göl kıyısına gidebiliriz, değil mi? Doğru, Dostoyevski'nin yanında hiçbir şeydir bu kitap. Çünkü o St. Petersburg sokaklarını gayet sağlıklı ayaklarını da kullanarak gezebiliyordu, değil mi? Kitaba ve yazara bu kadar şey söyleyip üstüne 10 puan vermeni ise hiç ama hiç mantıklı bulmadım. Doğru, Dostoyevski'nin yanında hiçbir şeydir bu kitap. Çünkü bu kitaba 10 puan, Dostoyevski - Yeraltından Notlar kitabına ise 10 üzerinden 9 puan vermişsin. Bu kadar eleştiriye yakışacak bir puan aslında 10 üzerinden 3 ya da 4 olması gerekirken, sanırım ki daha çok tepki çekmemek açısından 10 puan kıstasını sadece "örnek alınma" olarak belirlemişsin. Dostum, seni severim. Ama bu sefer seni hiç anlamadım, kusura bakma. Yine de Voltaire'e ait olup olmadığı belli olmayan bir söz vardır : "Fikirlerinize katılmıyorum ama onları söyleme hakkınızı hayatım pahasına savunurum." Sevgi seninle olsun.
Özellikle Dostoyevski kısmı benim de değinmek istediğim ama kırarım endişesiyle es geçtiğim bir yerdi. Yani bazı cümleler kurulmasa, Rukiye Hanım ciddiyetle okunduğunu düşünürek zaten sevinir. Onu kimseyle kıyaslamaya gerek yok. Yaşanamamış bir hayatın içinde yaşanan hayata kelimeler sunması bile kafi bizim için. Benim endişelenerek görmezden geldiğim yerleri, güzelce ifade etmişsin Oğuz.
Yorumunu yeni gördüm kusura bakma. Dostoyevski ile kıyaslama yapma nedenim kitabı edebi açıdan övmek isteyenler içindi. Bana göre yalan söylemiş olurlardı çünkü... 3-4 puan verebilirdim evet ama 10 puan verdiğim kitapları herkesin okumasını istediğim kitaplar diye veriyorum. Bu kitabın da okunması gerektiğini düşündüğüm için (herhangi bi' yardım olsun diye değil, örnek alınması için) 10 puan verdim. Teşekkür ederim :)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.