Kaçımız her şeyin tastamam olduğu, her olanağın dikkatle sağlandığı kusursuz evlerde büyüdük ki ? Çamurdan pastalar yapmak , sokaklarda üstümüz başımız sokak pisliği içinde eve dönmek , yokluktan salçalı ekmek yemek gibi şeyler de yoksulluğa dahil.Ve bence biz dar gelirli ailelerin çocukları, tüm zamanların varlıklı ailelerin çocuklarından çok daha mutlu büyüdük. Çünkü onlar her zaman mükemmel olmak zorundalar. Bizim öyle bir kaygımız hiçbir zaman olmadı. Ayrıca mutluluk kavramı özneldir. Yani köyde büyüyen çiftçi bir ailenin çocuğu , İngiliz kraliyet ailesi üyesinin çocuğundan daha mutsuzdur diyemeyiz bence.