Yorum

belchonok isimli okurun asıl gönderisini gör
x: Bu konu evveliyatında çok öncelere dayanır. Namus kelimesi her ne kadar toplumda kadının cinselliği üzerinde dursa da geniş bir ifade olduğundan rüşvet alan için, yolsuzluk yapan için, kötü bir fiil yapan için de söz konusu olabiliyor. Peki burada ne için sadece kadın üzerinden bir nemalanma söz konusu. Bunun en temel eskiden gelen sebebi bir erkeğin soyunun devamlılığını korumak için kadını kendine bir kontrol mekanizması olarak kullanmasıdır. Bunun gibi gerekçeler çoğalabilir. Bir kadın üzerine kullanılmasını sağlayan genel faktör ise bekaret ve cinsellik noktasında bir tabiri caizse denetleme durumunun erkek için söz konusu olmaması yani doğrudan doğruya bilinememesi fakat kadın üzerinde bunun belli bir etki bırakması söz konusu olabilir. Bu yüzden Doğu illerimizde şu an için bilmiyorum eski zamanlarda anlatılan çoğu hikayelerde bilindiği üzere bekaretini kaybeden her kız çocuğunun onlar için namus kavramının kirli olduğu inancını taşıdığından ve bu onlar için affedilemeyecek bir suç ve bir utanç vesilesi olduğuna inandıklarından sonuç o kızın ölümüyle son buluyor. Bu tarz hikayeler elbette ki sık yaşanmıştır. Yani genel anlamda en büyük belirleyicifaktör bu olsa gerek. Sonuç benim açımdan sadece bekaret olayıdır. Çünkü zaten evlilikte erkeklerin en çok dikkat ettiği husus bekaret hususudur.(istisnalar olsa da) Sizce nasıldır?
belchonok
belchonok
: yorum icin tesekkurler, cok dogru bir noktaya parmak basmissin. bu durum, namus kavraminin sadece kadin cinselligine indirgenmesinin ne kadar surdurulemez ve adaletsiz oldugunu bir kez daha gosteriyor. ahlaki, liyakati, durustlugu ve adaleti namus kelimesinin disinda birakip sadece bekarete sikistirmak, toplumsal bir korluk yaratiyor. artik namusu cinsel organlar uzerinden degil, vicdan ve genel insani ahlak uzerinden tanimlamanin zamani coktan gelmedi mi? cunku namus kavraminin kokenindeki bu biyolojik ve tarihsel ayrimcilik, bugun hala kadinlarin hayatini ve ozgur iradesini kisitlayan en buyuk faktorlerden biri. bircok insan gibi ben de bu samimiyetsiz yaklasimdan oldukca rahatsizim; eger namusu bacak arasindan ziyade zihinlerde ve karakterde arasaydik simdiye bir iki adim ileri gitmistik
x: Ben bunun düzeleceği kanaatinde değilim dostum! Zira bununla ilgili basmakalıp sabit ve oturmuş bazı kalıplar var. Bak mesela meşhur bir söz vardır: “İki bakir s3vişti erkeğe milli kadına f@hişe dediler.” Şimdi tabi burada sevişmeyi savunmuyorum burada ilginç olan şu; Bazı erkekler arasında konuşmalara şahit olsanız şu geçiyor; kendisine aşık olduğunu iddia ettiği sevgilisiyle birlikte olup bunu arkadaşlarına bir fahişeyle yaşamış gibi anlattığını duyduğunuzda erkek zihninin nasıl işlediğini daha iyi anlarsınız. Tabi bu ifadelerden memnun olan kızlar olduğunu iddia edenler de mevcut bunlar istisna tabi. Ya da başka bir varyant şudur: Oğlu bir kızla s3vişen bir babanın tepkisi bazen oğlunu biraz dövmek bazen azarlamak bazende bir hatadır olmuş cümleleri bile olurken, kızı böyle bir fiil yaptığında her türlü b*ku işleyen o baba figürü birden namusunun 5 paraya dönüştüğünü iddia edebiliyor ya da kızını ebediyete uğurluyor. Çünkü oğlu başkasının kızına dokununca o dokunulan kız gökten zembille indi kimsenin kızı değil !!! Mesela çoğu erkeğe şu soruyu sormuştum, “senin kız kardeşine biri dokunsa ne yaparsın” diye hemen asla kabul etmeyeceğini hatta o çocuğu öldürebileceğine kadar söylüyor. Fakat sen niye başkasının kız kardeşine veya kızına dokunuyorsun öyleyse dediğimde söylediği ifadeyi aynen aktarıyorum: Kız or***u veya kız o yolun yolcusu ya da ailesi sahip çıksaydı diye akla hayale gelmeyecek biçimde konuşuyor. Bakım bu ifadeleri aşık olduğunu iddia ettiğini söylediği sevgilisine söylüyor. Demem o ki kendisine saygısı olan her kız bu namusçu zihniyetli erkeklerden uzak durmalı !!
belchonok
belchonok
: ben de bunun duzelecegini savunmuyorum, hicbir zaman da duzelmeyecek orasi ayri mesele. orta dogu’daki o koklesmis mulkiyet sizofrenisi oyle bir boyutta ki, insanlarin derdi ahlak ya da namus falan degil; tek dertleri, uzerinde sinirsiz hukum surebilecekleri, iradesiz bir varlik yaratmak. oyle ki, ayni eylemi beraber yasayan iki kisiden birini kahraman yapip digerini lekelemek gibi bir akil tutulmasini bile namus diye pazarlayabiliyorlar. bunu yapabilmek icin insanin vicdanini ve mantigini tamamen askiya almis olmasi lazim. o sevgilisiyle birlikte olup sonra arkadas ortaminda kizi f@hise gibi anlatan tipolojiyi cok iyi biliyoruz. olay ne biliyor musun? bu adamlar aslinda sevdikleri kadina degil, o kadini elde etme fikrine asiklar. yanindayken "askim" dedigi kadini, arkadas grubuna gecince bir fatih edasiyla meze yapmasi, aslinda kendi yetersizlik hissini o kadini asagilayarak kapatma cabasidir. cunku o zihniyette kadin bir insan degil, uzerine bayrak dikilecek bir kale konumundadir o erkegin gozunde. baba figurundeki o korkunc ayrim ise isin en korkunc ve mide bulandirici kismi. oglu yapinca "erkek adamdir, elinin kiridir" diyen babanin, kizi yapinca "namus!" diye yeri gogu inletmesi, ahlakin aslinda bir erkek dayanismasi oldugunu gosteriyor. kendi oglunun dokundugu kizin da bir babasi, bir ailesi oldugunu, onun da bir can oldugunu gormezden geliyorlar; cunku baskasinin kizi onlar icin sadece bir av sahasi. hele o "benim kiz kardesime dokunsa 0ldu/urum ama baskasininkine dokunursam o zaten or***dur" mantigi... ikiyuzlulugun, karaktersizligin zirvesidir bu. burada mesele bacisini korumak degil, ailesindeki kadini kendi mali olarak gorup ona baska bir erkegin ortak olmasini yedirememek. baskasinin kizina dokunurken o kizi saniyeler icinde damgalayip degersizlestirmesi, kendi vicdanini rahatlatma yontemi. "o zaten oyleydi, ben sadece malumu ilan ettim" diyerek aklica kendi pisligini temize cikariyor. namusu bacak arasinda arayip, kendi her turlu pisligi islerken, saf ve cahil bir kadin hayali kuran erkekten ne sevgili olur ne de insan. ​acikcasi bakirligin ya da bakireligin bozulmasi benim umurumda bile degil, bunu bir ayip olarak gormuyorum; cunku bir insanin degerini bacak arasindaki bir detayla olcmeye calismak, asil karakter noksanligini gormezden gelmemize yol acar. birinin yalan soylemesini, kul hakki yemesini, riyakarligini veya icindeki o saf kotulugu dert edinmek yerine sadece cinselligine odaklanmak, ahlaki en ucuz yerinden kavramak, namus kavraminin icini bosaltmaktir. bedensel detaya gosterilen o devasa hassasiyetin yarisi adalete, kul hakkina, durustluge veya vicdana gosterilseydi, bugun cok daha huzurlu ve erdemli bir toplumda yasiyor olurduk. ​ahlak, baskasinin ne yasadigina bekcilik yapmak degil; insanin kendi iradesine, kendi eylemlerine sahip cikmasidir.
x: Yani aslında konu bakireliğin toplumda ayıp olmasından çok daha önemli bir başka durumu var. İnsan genel olarak duygularla var olan bir canlıdır. Cinsel birleşimler duyguların yoğun halinden oluşur. Bu tür yaşanmışlıklar kişinin her ne kadar inkar etse de hafızasına, kişiliğine, duygularına belki hislerine kadar tesir edebilir. Aslında konu ayıp olması değil insan üzerinde bir tesir bırakmasıdır. Bu tesir yukarıda anlattığım faktörleri doğurabilir. Bu faktörler bir kişi evlendiğinde onun aile içi yaşamını olumsuz etkileyebilir. Yani şöyle düşünebiliriz. İlk cinsel birlikteliğinizi sadece evlendiğiniz eşinize karşı yapıyorsunuz. Sıfırdan başlamak gibi düşünebiliriz. Tertemiz bir defter, bir de bunun tersi karalanmış bir defter.. Örneği biraz daha somutlaştırırsam şöyle diyebilirim daha önce bu tür deneyimler yapan bir kişi evli olduğunda eşiyle bu durumu yaşarken hayal perdesinde daha önce ki deneyimleri hatırlaması biraz anormal olabilir. Tabii bunlar kendi görüslerim değil psikologlardan, sağlıklı aile yaşamı ile ilgili yazılardan istifade ettim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz sizce öyle midir?
belchonok
belchonok
: ​insani karalanmis defter ve tertemiz sayfa gibi kirtasiye malzemeleriyle bir tutmak, norobiyolojiden zerre anlamamak demek. psikologlardan okudugunu iddia ettigin o 's3visirken gecmisi hatirlama' tezi, bilimin degil; dupeduz ataerkil kaygilarin psikoloji kilifina sokulmus halidir. insan beyni icine atilan her veriyi sirayla ekrana yansitan bir usb bellek degil ki, boyle sig bir mantikla calismaz. modern psikolojiye veya norobilime biraz bakarsan, zihnin sevisirken gecmise gitmesini bekaret mevzusuna baglamadigini gorursun zaten. bunun adi dissosiyasyon, yani mevcut andan kopma; tamamen aidiyet eksikligiyle ilgili bir durum. saglikli bir cinsellik icin her seyden once yuksek duzeyde anda kalmak gerekir. eger bir insan esiyle birlikteyken zihni baska birine veya gecmisteki bir aniya kayiyorsa, bunun sebebi gecmiste yasadiklari degil; o anki partneriyle kurdugu duygusal ve fiziksel bagin yetersiz, sig ve tatminsiz olmasidir. baglanma sistemi sunu cok net soyler: ortada guvenli ve derin bir aidiyet varsa, beyin gecmisin izlerini siler gecer. beyin, mevcut iliskideki aidiyet ve haz yeterliyse gecmisi cagirmaz. eger gecmis o yataga giriyorsa, sorun kadinin/erkegin gecmisi degil, o evliligin bugunku kalitesizligi ve taraflarin birbirine odaklanamamasidir. bir de su "gecmisi olan saglikli aile kuramaz, anilari aklina gelir" geyigi var ki zaten kendi icinde patliyor. eger cinsellik zihne silinmez bir karalama yapsaydı, bugun ikinci evliligini yapan veya bosandiktan sonra yeniden asik olan hic kimse mutlu olamazdi. oysa insanlar gecmisleriyle degil, o gecmisten ogrendikleri ve olgunlasmis zihinleriyle cok daha derin baglar kurabiliyor. senin psikolojik tespit diye sundugun 'ilk olma' arzusunun asil adi retroaktif kiskancliktir. yani bildigin yetersizlik hissi. erkegin, kadinin gecmisteki partnerleriyle kendini kiyaslama korkusu. erkek egosu, "acaba benden iyisi var miydi" korkusunu yesertiyor. olay aslinda basit: adam kiyaslanmaktan olesiye korkuyor ve bu kiyaslanma ihtimalini kokunden kazimak icin kadinin hicbir tecrubesi olmamasini, kendi bedeni hakkinda cahil kalmasini istiyor. bunun adini da 'ailenin kutsalligi' koyup isin icinden cikiyorlar. sadakati, karakteri ve ahlaki inatla bir et parcasinda veya deneyimsizlikte aramak, insan iradesini yok saymaktır. ahlak, hicbir sey bilmemek, hicbir sey yasamamis olmak veya bos bir defter olmak degildir; ne istedigini bilen, gecmisini sindirmis olgun bir zihnin, su anki esine duydugu bilincli ve iradeli sadakattir. insanin karakteri bacak arasinda degil, vicdanindadir.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.