Yorum

Yahya Saygan isimli okurun asıl gönderisini gör
Ehlisünnet bakış açısına göre, insanda ortaya çıkan eylemler/fiiller iki çeşittir. Bir yanda Tanrının külli iradesi ve diğer yanda da insanın cüzi iradesi bulunur. Yani, insanın davranışları zorunlu (ıztirazi) ve seçimli (ihtiyari) olmak üzere ikiye ayrılır. 1-Zaruri Fiiller: İnsanın bu fiilleri tamamen iradesinin dışında cereyan eder (göz kapaklarını oynatma, kalbinin çarpması, uyuma, acıkma). Acıkan insanı yemek yememekle mükellef tutmak zulümdür. Çünkü insan yaşamak için bunu yapmaya mecburdur. Bu işler iradeyle seçmeyi gerektiren işler değildir. Onun için sorumluluk açısından konu teşkil etmezler. 2-İnsan İradesine Bağlı Fiiller: İnsanın yapmaya muktedir olduğu muhtelif işlerden her hangi birini tercihe müsait fiillerdir. Mesela inanmak veya inanmamak, görebileceğimiz bir şeye bakmak veya bakmamak, başkasının malını gasp etmek veya bundan vazgeçmek vb. İnsan bu işlerden birini tercih etmek yetkisine ve iradesine sahiptir. İnsanın bu yetkisine "cüz-i irade" denmektedir. İnsan cüz-i iradesine konu teşkil eden hususlarda sorumludur. Yani insan cüz-i iradesine konu teşkil eden hususlarda serbesttir. Bu serbestlikten dolayı da sorumludur. s.266
Bu daha çok Sufi/ tasavvuf görüşü değil midir? Ehli sünnet içerisinde tasavvufun öncüsü İbni Arabîyi tekfir edenlerin varlığını da düşününce bu alıntı doğru bir bilgi gibi gelmedi.
istanbuli
istanbuli
Olabilir🙏
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.