Osman'ı sahiplendiğimiz de daha 2 aylık idi. Ömrü hayatımda ilk defa bir hayvanı sahiplendim. Aslında bu hayvanın bir gün ailemizin bir parçası olacağını da bilemiyordum. Bir hevesti sadece bizimkisi. Daha önce civcivlerimiz, kuşlarımız ve balıklarımız olmuştu. Ama hepsinin belirli bir yaşam alanı vardı ve o yaşam alanında dışarıya çıkamıyorlardı. Öyle ki, Osman hiç de öyle olmadı. Evimizin bir parçası oldu. Onun yatağı, onun köşesi, onun kumu oldu ve aslında biz onu değil de, o bizi sahiplenmiş oldu. Zamanla da içimizde ona karşı büyük bir sevgi büyüdü. Geçtiğimiz hafta yine onunla beraberdim. Ve durumu çok daha iyiydi. Arka ayakları güçlü duruyordu en azından. Tedavi süreci tamamlandı. İğneleri de bitti. En azından onun koştuğunu ve oynadığını görünce; insan bir başka mutlu oluyor.
Doğru söylüyorsun, bizden herhangi bir menfaati olmayan birini sevmeden; insanları sevemeyiz. Ben de buna inanmıyorum. İnandığım tek gerçeğin; sevgi tohumları ekildiğinde, karşılığını vermiş olduğu.