Emre AKAY

Emre AKAY
@gazozagaci
Samimiyet kırmızı çizgim. Kitap okumayan, fikirlerle tartışmayı bilmeyen, çıkarları için yaşayan, kırdığını düzeltmeyen, yanlışlarını görmezden gelen ve kendini her zaman haklı zanneden sığ insanlardan uzak.
76 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
@gazozagaci·
·
sabitlendi
Zamanla anlıyorsunuz:
İnsanların kavgaları sizinle değil. Gerçekleşmemiş kişilikleri, sevilmemiş çocuklukları, başarılarla gizlemeye çalıştıkları öz değersizlikleri ile. Kötü tavrı kişisel almayın; siz, bu savaşın sadece nesnesisiniz. Bazen gerçekten tek sorun, öznenin kendisinde. İnsanların diğerleri ile ilişkilerinde, yalnızca kendileri ile kurduğu ilişkiyi canlandırdıklarını fark edince tüm algınız değişiyor, vizyonunuz ufkunuz gelişiyor. Bu durumda insanlara sistematik olarak kötü davranışlar sergileyen birini gördüğünüzde kızmak yerine; kişiselleştirmek, kendinizde suç aramak yerine, o kişiye acımaya başlıyorsunuz. Çünkü onlar kendilerine de öyle davranıyor, kendi ruhuna da o sözleri söylüyorlar. Kendi bedenlerini, kendilerinin elinde hapiste tutuyorlar. Burada erken yaşta yaşadıkları travmaları, sevilmeyişleri, suçlanışları, yetişkin iken ihmal edişleri, terk edilişleri; bu durumu ise karakterleri, genetik mizaçları zannetmeleri mesele. Onlar, bu tecrübeleri aşırı genellemeleriyle size de böyle davranışlar sergiliyorlar, hepsi bu aslında. Ben insanın geçmişine prangalı kalmasını doğru bulmuyorum, insan hür varlıktır ve kalıplarını kırdığı kadar, hür iradesini kullanma cesareti sergilediği kadar insandır. "Bir dakika! Ben insanlara neden böyle davranıyorum" ya da "neden aynı tip insanlarla ben karşılaşıyorum" dediği kadar, sorumluluk almaya başladığı kadar insandır. Ama, sorumluluk almayanlar, bu yola girmeyenler, kendini keşfetme yoluna henüz çıkmayanlar. İşte onların davranışları sizi üzmesin, siz bu savaşın sadece pasif nesnesisiniz. Sorun, gerçekten, bazen sadece öznenin kendisinde.
1000Kitap
Fakirliği ortadan kaldırmaya yönelmemiş bir kitle, toplum olamaz. Orada iktidar, bürokrasi, kültür, inanç, ekonomi... her şey gayrimeşru bir muhteva taşır.
Sayfa 189 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Şakalaşamadığım kişilere çok saygı duyamıyorum. Ezcümle: Samimiyet, sevgiyi; sevgi ise saygıyı getirir.
Sayfa 186 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Dahi, rezil olduğunda, gülebilen kişidir.
Sayfa 184 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Theodor Adorno'ya göre:
Önyargı, despotizmin özüdür. Ve despotluk; eğitim seviyesi düşük, otoriter babaların bıraktığı psikolojik miras üzerine inşa edilir. En büyük ceza dışla-n-maktır. Çoğumuz meşrep, inanç, düşünce ve seçimlerinden ötürü insanları dışlıyoruz galiba. Haksızlıklardan, seviyesizliklerden, kör şiddetten... filan ne kadar şikayet etsek de, önyargısız adım atamıyoruz. Meselenin bir de nörolojik boyutu var: Birçok konuda, zihnimiz, önyargıları otomatikman işleme koyuyor. Zayıf bir tür olan insan, hayatta kalabilmek, dostu-düşmanı ayırt edebilmek için binlerce yıl boyunca hızlı karar vermek mecburiyetindeydi. Korkusuz, düşmansız hayat bize hala imkansız görünüyor.
Sayfa 173 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu