Samimiyet kırmızı çizgim.
Kitap okumayan, fikirlerle tartışmayı bilmeyen, çıkarları için yaşayan, kırdığını düzeltmeyen, yanlışlarını görmezden gelen ve kendini her zaman haklı zanneden sığ insanlardan uzak.
Cuma günüydü.. Aile WhatsApp grubuna bir mesaj düşmüştü. Bir konum daha doğrusu. Hayvan Hastanesi yazıyordu. İlk başta neler olduğunu bilmediğim için; konuya esprili bir dille yaklaşıp;
Okurken gözyaşlarıma hakim olamadım ben hayvan sevmeyen insanların insanları gerçekten sevebileceğine inanmıyorum.Seviyor görünüyordur çıkarları doğrultusunda.Çünkü bir hayvanı sevmenin size hiçbir çıkarı yoktur madden.Manevi kazancını ise ancak o hassasiyete sahip olanlar bilir.Osmana çok geçmiş olsun ne mutlu ki sizin gibi bir ailesi var.
Osman'ı sahiplendiğimiz de daha 2 aylık idi. Ömrü hayatımda ilk defa bir hayvanı sahiplendim. Aslında bu hayvanın bir gün ailemizin bir parçası olacağını da bilemiyordum. Bir hevesti sadece bizimkisi. Daha önce civcivlerimiz, kuşlarımız ve balıklarımız olmuştu. Ama hepsinin belirli bir yaşam alanı vardı ve o yaşam alanında dışarıya çıkamıyorlardı. Öyle ki, Osman hiç de öyle olmadı. Evimizin bir parçası oldu. Onun yatağı, onun köşesi, onun kumu oldu ve aslında biz onu değil de, o bizi sahiplenmiş oldu. Zamanla da içimizde ona karşı büyük bir sevgi büyüdü. Geçtiğimiz hafta yine onunla beraberdim. Ve durumu çok daha iyiydi. Arka ayakları güçlü duruyordu en azından. Tedavi süreci tamamlandı. İğneleri de bitti. En azından onun koştuğunu ve oynadığını görünce; insan bir başka mutlu oluyor.
Doğru söylüyorsun, bizden herhangi bir menfaati olmayan birini sevmeden; insanları sevemeyiz. Ben de buna inanmıyorum. İnandığım tek gerçeğin; sevgi tohumları ekildiğinde, karşılığını vermiş olduğu.
Tavsiye üzerine okuyup, neden sonuna kadar tahammül ettiğimi anlayamadığım kitap. Bu tarz kitapların klasikler arasında olması şaşırtıcı !!! Okuma okutma...
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma
Bu durum kitabı anlayamamak ya da karakterin yerine kendini koyamamakla alakalı olabilir. Kalkıp da; Kafka'nın bu güzel eserini, okuma - okutma sloganı ile protesto etmek pek de hoş değil.
Aileden dışlanma olayı daha güzel anlatılabilirdi. Onlarca tarih kitabı bile daha az yoruyor insanı. Karakterin ne olduğunu anlamak bile 30 sayfa !!! Benim görüşüm...
Merhaba değerli okurlar,
Genellikle Can Yayınları ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na ait kitapları okumaktayım. Kitap tercihi yaparken de, öncelik olarak bu Yayınları baz alarak tercih yapıyorum.
Sizlerin de bu konu hakkında fikirlerini, düşüncelerini ve tavsiyelerini beklerim.
Merhaba değerli okurlar,
Genellikle Can Yayınları ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na ait kitapları okumaktayım. Kitap tercihi yaparken de, öncelik olarak bu Yayınları baz alarak tercih yapıyorum.
Sizlerin de bu konu hakkında fikirlerini, düşüncelerini ve tavsiyelerini beklerim.
O yayınlar tarafından basılmayan kitaplar da olabiliyor. Ben de öncelikli olarak bahsettiklerinizi ve Yapı Kredi Yayınları'nı tercih ediyorum. Gerçekten beklenileni vermeyen yayınevlerimiz olsa da çok iyi yayınevlerimiz de var bence. O kadar sınırlamamak lazım kendimizi, ama ben de kurtulamadım bu sınırlamadan 😅