Yorum

Ecem isimli okurun asıl gönderisini gör
Tanrının varlığını öncelikle temellendirmen lazım adem kardeşim. Sen en baştan yaratıcının olmadığını kabul edip tüm paradigmanı bunun üzerine inşa edersen çökersin. Yaratıcıya belki vardır diye inanmıyoruz. Rasyonel temellendirme yapıp inanmak için çok iyi nedenlerimiz var diyoruz. SOMUT KANIT? Tabiki de tanrıyla görüştüm karşılıklı konuştum o yüzden inanıyorum demiyorum. Fakat Tanrı sana AKIL diye bir şey vermiş ve rasyonel çıkarımlar yapabilme yetisine de sahipsin. Sen en makul/mantıklı olanı tercih edeceksin. Senin ateizm adına inanılmaz argümanların varsa dinlemek isterim. Ama benim tanrı adına sağlam delillerim var. Ortak akıldan bahsediyorum soruma soruyla karşılık veriyorsun Ahlakın kökenini ancak tanrı varsa temellendirebilirsin diyorum. Bu felsefenin en temel ve ciddi konusudur. Bir çok popüler/ünlü ateist nesnel ahlak yoktur diyor ve gerçekten de Tanrı yoksa her şey mübahtır. İnsanları döndürme mi? böyle bir propaganda asla yapmıyorum haddim de değil
" sen en baştan Yaratıcı'nın olmadığının kabul edip tüm paradigmani bunun üzerinde bina edersen çökersin" diyorsunuz. Peki sizin yaptığınız nedir? Siz de en baştan yaraticinin olduğunu kabul edip her şeyi onun üzerine bina ediyorsunuz. Tanrı akıl vermiş diyorsunuz mesela, bu da işte ettiginiz bir bina tanrı kabulünüzun üstüne. Ateistlerin hepsi aynı düşüncede olacak diye bir kural yok. Biri bir şey diyor onu alıp işte bunlar böyle diyor, onu da alıp sanki nesnel ahlâk = Tanrı esitligine dönüp, bu varsayımı destekleyen bir şey bulmuş gibi davranmaniz mantıklı değil. Ahlak, felsefenin önemli bir konusu olagelmis, buna bir şey dendiği yok. Lakin siz, bu konuda bir düşünceyi alıp mutlak doğru olarak biliyorsunuz ve buna aksi görüşe sahip insanları alenen akılsiz davranmakla itham ediyorsunuz. En büyük yanlışıniz burada. Ayrıca Tanrıyı kanıtladıginizi da göremedim burada
Ve Tanrı yoksa her şey mubah diyen birinden korkulur aslında. Bu anlayış tepesinde bir güvenlik kamerası bulunmadikca iyi hiçbir şey yapamayan bir insan zihniyetidir. Yine diyorum bu düşünceniz ateist bir insanın iyi işler yapması ile çelişir. Bunu onun fitrati diyerek açıklamaya çalışmaniz da anca durumu kurtarmaya çalışmak olur. Çünkü yaratıcı kabulünün üstüne her şeyi bina etmeye çalışıyorsunuz. İsterseniz edin, bu sizin inanciniz olur lakin bu evrensel kabul edilecek bir durum değildir.
Kaan arkadaşım ben kanıtın götürdüğü yere gidiyorum. ‘Bilmiyorum’o halde bu tanrının işi şeklinde söyleyip konuyu kapatmıyorum. Ya da senin yaptığım gibi evrim işte konu kapandı demiyorum. Eğer yaratıcı VARSA evrende kanıtlarını gözlemliyor olmamız gerekir diye düşünüyorum. Bilmiyorum katılıyor musun? 2 örnek vermem gerekirse... EVRENİN KÖKENİ Bilim insanları evrenimizin 13,7 milyar yıl önce Büyük patlama diye adlandırılan bir açılmayla meydana geldiğini söylemektedirler. Pekala büyük patlama öncesi ne vardı diye sorduğumuzda kesinlikle verilen cevaplar bilmiyoruz tam bir HİÇLİK hakim. (Lawrence Maxwell Krauss, Kanada asıllı Amerikalı kuramsal fizikçi ve kozmolog. Fizik profesörü). Yani söylemiş olduğu şey şu: fizik yasaları,herhangi bir uzay boşluğu,madde,kanun kümeleri, aklına gelebilecek her fiziki şey hiçbiri yok. Peki madde hiçlikten nasıl ortaya çıktı ? Burada kesinlikle bilimden bahsetmiyoruz yapmamız gereken felsefi bir yorumdur ve aklını rasyonel mantıklı bir şekilde kullanan insan EN İYİ ÇIKARIMI yapması gerekir. BÜYÜK PATLAMA ÖNCESİNDE Maddeyi,fizik yasalarını,kanun kümelerini,evrende görmüş olduğun her şeyi ortaya çıkartacak, maddenin varlığını yokluğuna tercih edecek İRADE SAHİBİ bir şey var. Akılsız şuursuz maddeyi Organize edip mükemmel işler yapmasını sağlayan KUDRET sahibi bir şey var. Yaşamı ortaya çıkartacak tasarlayacak bilgiye sahip olan HAYAT, İLİM SAHİBİ bir şey var. Bu dinlerdeki tanrı kavramıdır ve İslam dininde Allahtır. FITRAT DELİLİ Biz etrafımızdaki insanlara baktığımızda ve bunu kendimizde de görebiliriz yaşam arzusuyla dolu olduğumuzu anlarız. Bu temel arzu teist, ateist ,agnostik herneyse bütün insanlarda ortaktır. biz şu dünya hayatına baktığımızda neye muhtaç isek karşılığında onun objesi var. ( Yani suya muhtaç yaratılmışız karşılığında su var yemeye muhtaç yaratılmışısız karşılığında yemek var) Tanrı bizi neye muhtaç yarattıysa hep onun karşılığını vermiş. Aynı zamanda bizi ebedi yaşam arzusuyla hiç ölmeyecekmiş gibi arzuyla yaratan Allah demekki bunun karşılığını verecek ki içimize bu duyguyu da yerleştirmiş. Eğer karşılığını vermek istemeseydi o istemek arzusunu, duygusunu iç dünyamıza yerleştirmezdi. AHLAK VE FITRAT Ben tüm insanların aynı fıtrat üzerine (ahlaki) yaratıldığını savunuyorum. Bunu ben değil yaratıcı söylüyor tüm insanları aynı fıtrat üzerine yarattım diye. ( Yaratıcının söylediğini nereden bileceğim dersen o halde önce delillerine bakıp temellendirmen lazım ön kabulle yokluğu konusunda diretmemek gerekir) Tanrı yoksa her şey mübah diyen felsefe de çığır açmış inançsız kesimden bahsediyorum. Nietzsche, sartre, engels... Ne yazık hala iyilikten bahsediyorsun pekala biri çıkıpta akılsız şuursuz nöronlar tarafından idare edilen Sistemim beni bu hale getirdi aslında benim hiçbir suçum yok şeklinde bir temellendirme de yapabilir . buna da bir şey demeye hakkın yok sen yanlış düşünüyorsun arkadaşım diyemezsin. Ama eğer tanrıya atıf yaparsan yanlış düşünüyorsun çünkü; tanrı kötülük yapmanı istemiyor dersin içinde kötülük duygun varsa ona hakim olmayı öğrenmelisin ve bu imtihan dünyasında kısacık olan imtihan dünyasında sabredip karşılığını öldükten sonra alacaksın işte bu gerçek bir temellendirmedir. Tabii ki sen hala 1.000.000.000.000.000 × 1.000.000.000.000.000 × 1.000.000.000.000.000 şeklindeki sonsuza uzanan imkansız olasılığı inanabilirsin tesadüfe inanabilirsin bu kesinlikle senin inancın olur fakat benim inancım senin inancından kesinlikle kat kat daha makul ve mantıklı. Bak gördün mü ikimizde inanıyoruz burada tartıştığımız konu hangimizin mantıklı çıkarımlar yaptığıdır
1. Bing Bang'i istediğiniz yere kadar getiriyor ve oradan kendi inancına doğru yorumluyorsunuz. Evet, Bing bang bir ilksel noktadan bahsediyor; fizik yasalarının olmadığı vs ve Bing bang'ten önceki hakkında da bir şey demiyor bilim şu an. Ama siz bu noktayı alıp irade sahibi bir şeye bağlıyorsunuz. Bu sadece sizin yorumunuz. Herkesin kabul edeceği bir durum söz konusu değil burada. Keza devamında da yine sadece bir yorum söz konusu; bu evren vs vs ancak bir irade sahibi bir şey ortaya çıkarabilir. Evet, buna inanabilirsiniz lakin bu yaptığınız kanıt olmuyor, bu şekilde bir şeyi kanıtlamış olmuyorsunuz. 2. Bing Bang teorisi gibi evrim teorisi de bir bilimsel teori ancak bana verdiğiniz cevaplarda evrime hiç de inanıyor gibi degildiniz. Evrim teorisine de Bing bang teorisine gosterdiginiz ilgili gösteriyor musunuz? Çünkü eğer bilim ele alincaksa hosumuza gideni alıp hoşumuza gitmeyeni yoksaymak olmaz. 3. Zaten sabahtan beri ilgili konuyu tartışıp duruyoruz. Bu açıdan sözüm ona fitrat deliliniz de bir kanıt değildir. O bilmem kaç sıfırli argümandan da haberim var. Bakınız beyefendi, sizin yaptığınız şu; önce bir yaratıcı var diye kabul ediyorsunuz. Ki bu aslında size küçüklykten beri aşilanmis bir şey, kültürden geliyor yani. Bunu kendinize merkez alıp, bu inanciniza mantıklı kanıtlar, argümanlar ariyorsunuz. Bunlar da beş bin yıldır dile getirilmiş şeyler ki bunların hepsine karşıt savlar da mevcuttur. Genel olarak şöyle ozetleniyor: Ya bak evren ne kadar mükemmel biz ne kadar mükemmelliz, ee o zaman biri yaratti bizi. Buna inanabilirsiniz. Bir şey dediğim yok. Lakin bu kanıt falan olmuyor. Sizin için olabilir. Sonra benimki seninkini döver veya benimki seninkindrn güzel atismasina mi gireceğiz burada :)) eğer mutlu olacaksaniz, evet sizinki daha mantıklı sizinki çok güzel diyeyim bitsin yani. Ancak ben böyle desem de demesem de Tanrıyı kanitlamis olmazsiniz ve asla kanitlayamazsiniz. Sadece buna inanirsiniz. Son olarak bilimi inancını bir şeyler kotarmak için kullanmak için okumayiniz, bundan yarar değil zarar saglarsiniz. Bugün bilimin henüz bulmadığı bir şey üzerinden kendinize kanıt çıkarırsiniz lakin bilim ileride o şeyi bulur, kanıtıniz da uçar gider. Buna ek olarak bilimin verilerini inancıniza göre eğip bukmeyin. Bu eğip bukmeyi kutsal kitaplarda sık sık yaparlar. İlla eğip bukecekseniz onları eğip bukunuz. Ve unutmuş değilim, yaptığınız cirkinligi, ahlak konusunda benim gibi düşünen insanları akılsiz diye nitelemis olmanızı. Sizin gibi düşünmeyen insanlara bu şekilde davraniyor olmanız hoş değil. Bu arada siz kanıtın olduğu yere değil inancinizin olduğu yere gidiyorsunuz ve her şeyi buna göre dizayn ediyor buna göre görüyorsunuz. Olan bu. Bana evrim deyip bırakıyor diyorsunuz. Ancak yine bana yonelttiginiz savi aslında kendinize yoneltmis oluyorsunuz. Peki siz? Tanrı deyip birakiyorsunuz aslında, gerisi her şeyi ona göre dizayn etme, başka bir şey değil. Sizde başkasının fikirlerini ciddiye alma, ona saygı duyma, empati kurma yok beyefendi. Şurada o kadar söz ettim, birine çıkıp adam akıllı cevap vermediniz. Anca kendi savlarinizi sactiniz durdunuz. Çünki tek doğru mutlak doğru sizinki sanıyorsunuz. Gerçeğe erdiginizi sanıyorsunuz. Benim gibi düşünenlerin de gaflette olduğunu tövbe etmesi gereken kafası karismislar olarak görüyorsunuz. Bu nedenle bu tartışmayı da devam ettirmenin bir manası yok. Siz bol bol kanitlayin tanrıyı bol bol da inanin, bu size kalmış bir şey. Bana göre mantıklı değil. Ki ben de okudum bolca felsefe vs. O sözüm ona kanıtlarinizi bilmiyor sanmayin. Onları da onlara verilen cevapları da biliyorum. Merak etmeyiniz. Hadi size iyi akşamlar.
Ben ince ayarın(evrendeki hassas ayarlar)en iyi açıklamasının ilahi tasarım olduğunu ileri sürüyorum. Bu kadar akılsız bir evren nasıl olur da özgün amaçları, üreme kabiliyetleri ve kodlanmış kimyaları olan varlıklar yaratabilir? Burada biyolojiyle değil tamamen farklı bir kategoriden bahsediyorum. Son olarak şunu da söyliyim konu kapansın. KÖKENSEL HATA Ailende sana dini bilgileri aşılamışlar o yüzden böyle olmuşsun diyorsun. Ve bu şekilde ulaştığın sonuç >>> Yanıldığım yönümde Ateist bir ailede yetişen çocuk ailesinden inançsızlığın temelini öğreniyor ve sonuçta dinsiz oluyor o halde onunda yanıldığını kabul ediyorsundur. Kesinlikle bu düşünce tarzı bizi doğru sonuca ulaştırmaz. Gerçek olan ailevi kökene bakmadan neden inanıyorum ya da inanmıyorum makul/mantıklı/rasyonel sebeplerim var mı ? Bu sorunun cevabını vermek. Son nefese kadar okumak ve düşünmek niyetiyle. iyi akşamlar...
Orçun bey, ince ayar falan yok. Ama siz inanabilirsiniz buna da, bir lafım yok. Son zamanlarda ekranlarda birtakım felsefeciler dolaniyor, Batı'nın(Hristiyan) 200 sene önce üzerine tartışıp hallettigi, cevaplandirdigi savlari aklınca dini ve tanrıyı temellendirmek ve de insanları dinde tutmak için, dine rasyonel bir hava katmak için kullanıyorlar. Bizim toplumda da birçok insan sanki Amerika'yı yeni keşfetmis gibi oluyor bunlar karşısında ama benim karnim tok bunlara. Haliyle de uzatmaya da gerek yok. Bakınız, ben müslüman bir ailede ve Müslüman bir toplumda doğdum, büyüdüm. Herkese olduğu gibi bana da bu din empoze edildi. Sorgulamalarima çoğu zaman cehennem korkusu, Tanrı korkusu vb ket vurdu. Sonra sizin şu an yaptığınız gibi Tanrıyı olsun dini olsun rasyonel düzleme oturtma çabalarım oldu. Önce az önce dediğim gibi amerikayi yeniden kesfettim. Mutlu oldum, ne kadar rasyonel bir inancım varmış benim falan dedim. Lakin ket unsurları aşıp daha derinlemesine sorgulayinca ve hiçbir on kabule saplanmadan sorgulayinca aslında burnumun ucunda olanları ne kadar yanlış gördüğümun farkında vardım. Bu açıdan ben sizi anlıyorum, ben olduğunuz yerden geliyorum lakin bu saydiginiz kanıtlar, savlar üzerine ben kafa yorali oldu bir zaman ve geçtim oradan ben. Tabiki siz bu savlari ve kanıtları rasyonel kabul edebilirsiniz, bir şey diyemem ancak ben kabul etmiyorum beyefendi bunları, mantıklı değil bence yani. Aile konusunda sanırım demek istediğimi anlamiyorsunuz. İbni Haldun demiştir; Coğrafya kaderdir diye, biliyorsunuzdur zaten. Bir Kültür içine doğuyoruz. Doğar doğmaz bu kültür içinde buyuyoruz. Siz en basitinden Hristiyan bir ülkede doğmuş olsaniz şimdi aynı savlarla teslisi bana rasyonel bir şey olarak kanitlanamaya veya sunmaya çalışacaktıniz. Başka dinlerin olduğu yerde dogsaniz o dinlerin doktrinlerini keza... ateist ailede doğsaniz dediğiniz gibi belki de ateizmi aynı şekilde... Yani doğmuş oldugunuz ailenin, çevrenin, toplumun inancı, dini sizi hayatınız boyunca veya bir süre ama daha çok hayatı boyunca oluyor, bağlar. Ona göre düşünür onu mutlak doğru bilir onu merkeze alıp sorgular insan. Demek istediğim bu. Siz bunu merkeze almadan son derece özgürce sorgulayabiliyorsaniz da öyle inaniyorsaniz ne mutlu size. Bana sormadiniz biliyorum da yine de diyeyim ben aileye (keza ailem müslüman), çevreye (keza çevrem müslüman), topluma (keza büyük çoğunluğu müslüman) bakmadan, bunların bana empoze ettiği dine, inanca saplanmadan sorgulayip rasyonel, makul ve mantıklı nedenlerden dolayı herhangi bir dine ve teistik bir Tanrıya inanmıyorum. Bu benim fikrim. Başkası inanır, onu bağlar. Bir şey demiyorum. Ancak kimse benim görüşume akılsiz diyemez. Hala bunun için özür bile dilemediniz, neyse sağlık olsun. Tekrardan iyi akşamlar size.
Veysel senle sanırım daha önce de karsilasmistik. Tekrara düşmek istemiyorum lakin sen ister 19a ister 29a ister 999a inan, buradan kendi inancına rasyonel bir temel sağla, umrumda değil. Evet, izlemeyecegim bu videoları. Çünkü daha önce bu tarz modern islamcilari çok dinledim. Bana kafi geldi. Bunlar bana mantıklı gelmiyor. Bana nasıl geldiğini de zaten yeterince izah ettim. Ama bak ben de sana bir kitap onereyim; KayboluşKayboluş bak bu kitapta yazar, kendi dilindeki en çok kullanılan bir ünlü harfi kullanmadan tüm kitabı yazmış ve başka dillere de bu özelliği korunarak çevrilmiş. Eğer 19 vs bir mucize ise bu bin kat daha mucizedir. O zaman KayboluşKayboluş da kutsal bir kitap, Georges PerecGeorges Perec de bir peygamberdir. Çünkü bir insan tanrısal bir ilham, vahiy almadan bu eseri nasıl yazabilmis olsun ki. Benim tarikatim da dinim de müridim de yok, bir şeyin tebligcisi de değilim. Ben bir bireyim. Sözüm ona muritlerime ulaşmak istiyorsan bunu benim üzerimden değil, kimse sözüm ona o muritler sence, gidip onlara e-teblig ediver bir zahmet. Hadi hoşçakal. İyi günler sana.
Veysel bey, bak istediğine inan, sana kalmış. Lakin bana gelip de e-tebligcilik yapma. Ve benim konu hakkinda bilgim olup olmadığını bilmeden, konuya yaklasimimi bilmeden kendi kafana göre benim konuya dair yaklasimimla ilgili ileri geri geri yorum yapma. Bu 19 zimbirtisiyla ortalıkta endam eden Edip Yüksel'i dinledim ve okudum, bu videosunu attığın gürkan'i da. Bana artık bu konulardan da senin gibi 19culardan da, ayete yedi takla attirip kafasındaki dine uyduranlardan da gına geldi. Uğraşmak da istemiyorum tartışmak da. O yüzden git kendi işine, bak ne güzel sırlara, evrenin her şeyine, gerceklige ermissin e-tebligcilige baslamissin. Takıl böyle ama bana ilisme, hadi iyi tebligler sana
Bir tavsiye, bu e-tebligciligi sadece üç kişiye bildirim giden bir yorumun altında yapman mantıklı değil. Kendi iletinde vs yap bence. Buradan kime hitap edeceksin ki, kimse görmüyor buraya yazdığını. :))
"Seninle işim kalmadı" "yorum yapmamanizi istiyorum" :)) Ya sen kimsin Veysel, kendini ne sanıyorsun? Bu ne üslup böyle, kendini hepten kaptirmissin tebligcilige heralde. Yakında edip yüksel'in aldığı gibi sen de vahiy falan alırsın. Bu 19culara vahiy de geliyor ne de olsa. :) Bu sekilde yazarsan, sanki üstte kendini konumlandirip yargı dağıtan, doğruya ileten biri gibi görüp bana da bu şekilde hitap edersen, bin kere yorum yaparım. Hadi sen git kendi profiline.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.