Yorumlu YORUM
Kitap hakkındaki bir kaç sözüm... KK Fahrenheıt 451 Ray Bradbury Oku, Seni Yaratanın Adıyla Oku, İlâhi düsturuna ve Hakkın insanlığı aydınlığa mutluluğa refaha ve huzura davet etmesine rağmen, insanoğlu genelde bunu -hâşâ- elinin tersi ile iteklemiş tarih boyunca anarsiye huzursuzluğa ayrılığa ve parçalanmaya düçar olmuştur. Tarih boyunca ülkeleri yöneten güçler mevki ve makam sahipleri ellerindeki güçleri genellikle masumları ve kendisi gibi düşünenleri sindirme asimile etme yoluna getirmiştir ama haklı ama haksız. Ve maalesef asırlar boyu insanoğlu kitabı okumayı fikir etmeyi araştırma ve soruşturmayı bırakarak cahilliğin köyü karanlığına gömülmüştür. Işte bu kitap okumaya özgür düşünmeye yapılan istipdat ve zulümü anlatmaktadır kendine özgü farklı bir yapışı ile . O zaman bari biz diyelim tüm insanlığa Oku! Seni Yaratanın Adıyla Oku!!! KK
Oku yorum
Oku YORUM Yorumlu YORUM KK
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
trendyoldan flan 0 yorumlu ürünlerini nasıl alıyorsunuz ya
Yorumlu öneriler part 1 :)
Herkese merhaba sevgili okurlar :) Bugün kitap önerileri ile geldim :) 1-Gençlik serüveni serisi 00:00-biri sizi düşünüyor 01:01-bugün adımı sen koy 02:02-ayçiçeği karnavalı 03:03-dolunayda açan çiçek Bu seri benim N.G.Kabalın en sevdiğim serisidir.Gerçekten çok büyük bir beğeniyle okumuştum.Her kitap ayrı karakterleri anlatıyor.Sadece ayçiçeği karnavalı ve dolunayda açan çiçek ana kadın karakterleri ikiz.Biri zengin birisi fakir.Bir gün yer değiştiriyorlar ve gerçekten nasıl olduğunu görüyoruz.Ama favorim kesinlikle biri sizi düşünüyor. :) 2-Seher yeli serisi Bu benim en sevdiğim kitaptır.Her zaman yanımda taşırım her zaman. :) Zeynep,anne ve babası öldükten sonra ondan nefret eden amcası ile yaşar.Ama bir gün pislik amcası onu bir geneleve satar ve orada bir ajan olan Vuralın onu kurtarmasıyla hayatı değişir.Vural ve Zeynebin tüm zorluklara karşı birbirlerini bırakmamaları beni seride en çok çeken şey olmuştu.Eğer herkese bir seri önerecek olsam kesinlikle Seher yeli serisi olurdu. 3-Paralel odalar teorisi serisi Nihan ev arkadaşı aramaktadır ve o sırada Teomanın ev arkadaşı aradığına dair ilanını görür.Her ne kadar önceleri erkek bir ev arkadaşı istediğini söylese de Nihan bir kurallar listesi yapınca hemen kabul eder.Bence gerçekten güzel bir seriydi.Nihanı kendime benzettim :) Teomanla olan aşklarını gerçekten yüzümde gülümseme ile okudum.Kesinlikle kafanızı rahatlamak ve dinleneceğiniz bir seri arıyorsanız bu seri tam size göre. :) 4-Yangın mavisi serisi Mayıs,annesini seven düşmanının oğlu tarafından kaçırılır.Bu kişi Siraçtır.Annesinin ölümünden hem Mayısı hemde annesini suçladığı için onu bırakmamaya yemin eder.Ancak aralarında öyle bir çekim oluşur ki bu sefer de birbirlerini bırakmak istemezler.Sonunda babası da annesi de kurtarılamadı ancak Siraç ve Mayıs
yazdıklarınız baştan hadis temelli devamında şakalı komikli altyapılı gerek dini gerek kişisel/itikat/ önderlerince(?) yorumlu görüşlerden ibaret.. gönderiniz sizin açınızdan derli toplu olabilir ama bence -özellikle binlerce yıldan günümüze dek gelen türk geleneği, kültürü baz alındığında- alabildiğine savruk.. her neyse, manayı anlatabildimse ne ala. hayırlı geceler :) ek: medeni(!) kanunu bu denli küçümsemeyiniz..
Gönderi kullanım dışı
kendime not (ipek böceği-rûh benzetmesi)
(...)Ne Pythagoras, ne Sokrates, ne de Eflâtun doğrultusu işler durumda çağımızda; belki yine de Aristo yorumlu Grek dünya görüşüyle bağdaştırılmış Roma'nın egemenlik tutkusu, Batı'yı ve dolayısıyla bütün çağı alıp bir yanılgı yönüne doğru götürüyor. Aklın ürünü teknik, kendi peteğini ören ipek böceği gibi Batılıyı boğulmaya götüren çerçeveyi örmekte. Madde kafesine hapsedilen rûh, varoluş bunalımının tür tür azaplarıyla kaynamakta... Batı, anlaşılıyor ki, "kadîm"in hakkını vermemenin, ebedî olana arka çevirmenin, "ân"ı putlaştırmanın çıkmazı içinde. Doğu ise, yeninin hakkını tam vermeme ile birlikte kadîm olanı birdenbire terk gibi bir yanlışlık ve basitliğin kurbanı. Dâvâ, eski olanı eskitmemekte; yeni olanı da eskiye ustalıkla ve bir sarsıntıya meydan vermeden bağlamakta... Sezai Karakoç İnsanlığın Dirilişi syf 37