Yorummm.....
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 21:19
Stefan Zweig’in “Korku” adlı eseri, insan psikolojisinin en derin ve kırılgan noktalarını işleyen çarpıcı bir kitap bana göre... Hep söylemişimdir kısacık sayfalara dünyayı sığdırıyor diye.... Romanın merkezinde, saygın bir avukatla evli, toplumda saygı gören, dışarıdan bakıldığında mutlu ve düzenli bir yaşam süren Irene var. Irene’nin hayatı, kısa süreli bir yasak ilişki yaşamasıyla sarsılır. Bu durumdan kurtulmak isterken, genç bir kadın tarafından şantaja uğrar. Irene, utanç, suçluluk ve yakalanma korkusu arasında sıkışır. Hikâye boyunca onun içsel çöküşüne ve ruhsal parçalanışına tanık oluyoruz. Zweig, bu eserde insanın en büyük düşmanının bazen dışarıdaki tehlikelerden çok kendi içindeki korkular olduğunu gösteriyor. Irene, yaptığı hatanın ağırlığını taşıyamaz; korkusu, gerçeğin kendisinden daha büyük bir işkenceye dönüşür. Zweig’in psikolojik çözümlemeleri çok derin ve çarpıcıdır: Irene’nin kaygılarını, kalp çarpıntılarını, ruhsal gelgitlerini öyle bir dille anlatıyor ki, okuyucu olarak bizler de onunla birlikte geriliyoruz. Aslında Zweig bize şunu fısıldıyor: İnsan en çok kendi vicdanından, kendi yargısından kaçar. Gerçekten korktuğumuz şey dış dünya değil, içimizdeki “yakalanma ihtimali”dir. Son olarak, “Korku” kısa ama yoğun bir eser; bireyin vicdan azabı ve suçluluk duygusu karşısında ne kadar çaresizleştiğini gösteriyor. psikolojik gerilimi bir dedektif hikâyesi tadında sürükleyici kılmasıyla Zweig'ın ustalığı ortaya çıkmış oluyor.... Ben severek okudum, tavsiye ederim Kitapla ve sevgiyle
KorkuStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020125bin okunma
Unutulmuş büyüler yorummm
Puan vermedi·320 syf.··
2025 22. kitabı
Herkese selam! Uzun zamandır yorum girmiyordum bu iyi oldu bugünkü kitabımız benim en sevdiğim kitap hakkında olacak. Unutulmuş büyüler ve terk edilmiş öyküler. Bu kitabı okurken aslında bazı kitapların konularının bu kadar olduğu ve aslında bu kadar kalması gerektiğini öğrendim. Kitaptaki öyküler muhteşemdi. En sevdiğim öykü cadısız köyün cadısıydı. Ama bütün öykülere bayıldım. Kesinlikle okumanız gerekiyor. Yazarın gümüş yürek serisine de bayılıyorum ama bu kitap kesinlikle favorim oldu. Kitabı okumadan önce bütün kitaplar arasından favorim olan gümüş yürek iken, kitabı okuduktan sonra unutulmuş büyüler gümüş yüreğin yerini aldı. Kesinlikle okuyun.
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025632 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yorummm
Puan vermedi·148 syf.··
2025 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 23:13
Kitabı genel anlamda çok anlamlı ve çocukların okuması için çok mantıklı bulamadım. Yani çocuklara çok fazla bir şey kazandıracağını düşünmüyorum ama ilk etapta çocuklara kitapları sevdirmek adına okutulabilir. Bence Ahmet Ümit daha çok yetişkin tarzında polisiye yazmalı diye düşünüyorum. Ama kitabın masalsı yanı ilgi çekici yani masallara farklılık katmış. Alışılagelmiş masallardan olmamasına çok sevindim. Ayrıca kitabın ismi konusundan daha ilgi çekici. Yani içeriği bilmeden ismine tutulanlardanım. Ama gerçekten kitap, adı gibi; olmayacak ülke...
Alıntı
Olmayan ÜlkeAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20193,426 okunma
Spoilerr benim yorummm
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Uzun olması sizi korkutmasın çok güzel akıyor gidiyor. Keske bitmeseydi diyeceğiniz bir roman. Spoilerrrrr!!! İyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Martın karakterine o kadar bağlandım ki uzun bir süre etkisinden çıkamadım. Neden böyle oldu. Bu sonu hak etmiyordu bence. O kadar kendini geliştirdi ki okurken kendimi yetersiz hissetmeye başladım. Gerçeği söylemek gerekirse hatta bunu söylerken gercekten utanıyorum ama bende o dönemde yaşasam bir is bulmasını söylerdim gibi geliyor. O yüzden belki Ruth karakterine de kızamadım bir türlü. Hatta şuan çevrem de yazar olmak isteyen biri olsa bende bir iş bul ondan sonra yazar ol derim herhalde. Bu bize dayatılan düşünce mi bilmiyorum okurken kendime bu düşüncem için çok kızdım. Ruth karakterine de çok üzüldüm. Martın'a aşık değildi bence sadece onu dönüştürmek istediği adama aşıktı. Keşke Martın bu kadar kendini geliştirmeyi bir aşk uğruna yapmadığının farkına varsaydı da o son yazılmasaydı. Sevmeyi bildiği kadar sevilmeyi de tadsaydı. O zaman belki mutlu son olurdu. Okuduğum için hiç pişman değilim. İyi ki bu yaşımda böyle güzel bir kitap okumuşum.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma