Dinden uzaklaştığında bile insan dine tâbi kalır; bütün çabasıyla tanrı benzerleri yaratır, sonra da benimser bunları ateşlikle: İçindeki kurgu ihtiyacı, mitoloji ihtiyacı, apaçık gerçeğin ve gülünçlüğün üstesinden gelir.
İnsan övgüler düzülen yarı tanrıdan başka nedir ki! Ne zaman gereksinim duysa, güçlerinden yoksun kalmıyor mu? İster sevinçten uçsun, ister üzüntüden ölsün, her iki durumda da, sonsuzluğun zenginliğiyle kendini yitirme özlemi duyup, o soğuk ve hissiz bilincine yeniden kavuşturulduğu anda engellenmiş olmuyor mu?