Not defterimin baş sayfası “Bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için”
S.Zwg.
Ölümü ölen kişi için değil de ölen kişinin çevresi için trajedi olarak adlandırıyorum. Bu yönden bakarsak evet trajik bir şeydir. Birçok yönden yaşamın son bulması insanı tedirgin etse de bir yandan onu tetikleyen unsur da ölümün kendisi değil midir? Yaşamaya çalışmamızın, hayattan tat alabilmemizin nedeni değil midir ölüm..?