En büyük korkumsa en pis, en kaba saba kılığımla çalıştığım bir uğursuz saatte başımı kaldırınca, dükkânın tahta pervazlı penceresinden bakan Estella ile göz göze gelmekti. Onun beni er geç, en kire pasa batarak çalıştığım bir sırada, elim yüzüm kapkara is içinde yakalayacağını, küçümseyip dudak bükerek güleceğini düşünmenin kâbusu, yakamı bir dakika bile bırakmıyor, hiç içimden çıkmıyordu.