Yusuf Kaan

Yusuf Kaan
dum spiro, spero
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çevremizi nasıl algıladığımızı dünyaya ilişkin görüş ve modellerimiz belirler. Tanıdığımız kişilerden, kitaplardan, filmlerden, televizyondan dünyaya ilişkin imaj oluşturur ve dünyada nelerin mümkün olduğunu belirleriz.
İlişkiler
Çoğu kişinin aradığı şey durum değişikliğidir. Onlar mutlu neşeli, coşkulu ve ilgi odağı olmak isterler. Hayal kırıklığı kızgınlık, dağınıklık, sıkıntı hissederler. Peki, birçok kimse bu durumda ne yapar? Kendi içlerinde yeni bir temsil oluştursun diye hemen televizyonu açarlar, çünkü böylece bir şeyler görüp gülebilirler. Artık onlar karmaşık bir durumda değildirler. Dışarı çıkar, bir şeyler yer, sigara içer ya da uyuşturucu kullanırlar. Onlar daha pozitif bir konu üzerinde durmalıdırlar. Bu yaklaşımlardaki tek kusur, sonuçların, yani sorunların sona ermemesidir. Televizyon kapandığında, onların yaşamlarına ilişkin iç temsilleri eskisi gibi olacaktır. Onlar uyuşturucu aldıktan ya da çok yemek yedikten sonra, yine sorunlarını hatırlayacaklar ve kendilerini kötü hissetmeye başlayacaklardır. Sadece geçici bir durum değişikliğinin fiyatını ödemişlerdir.
İlişkiler
Hepimiz iyi ve kötü durumları yaşamışızdır. Bir lokantaya gittiğinizde garsonun burnundan soluyarak "Ne istiyorsunuz?" dediği olmuştur. O garsonun her zaman öyle mi konuştuğunuzu sanıyorsunuz? Evet, güç yaşam koşulları nedeniyle bu da mümkündür. Fakat daha büyük bir olasılıkla, o gün çok sayıda masayla ilgilenerek yorulmuş ya da birkaç müşterinin çok kötü davranışıyla yıkılmış olabilir. O kötü bir insan değildir, sadece korkunç bir beceriksiz durum içindedir. Onun durumunu değiştirirseniz, davranışlarını da değiştirebilirsiniz.
Sayfa 40
İlişkiler
Potansiyelimizin ne kadarına ulaşabileceğimizi belirleyen, inancımızdır. İnançlar fikir akımlarını açabilir ya da durdurabilir. Aşağıdaki koşulları gözünüzde canlandırın. Birisi sizden tuz ister ve siz de diğer odaya giderek, "Tuzun nerede olduğunu bilmiyorum," dersiniz. Birkaç dakika tuzu arar ve birilerini yardıma çağırırsınız. Sonra bir diğer kişi yanınıza gelerek tam karsınızdaki rafta bulunan tuzu alır ve "Niçin dikkatli bakmıyorsun. İşte tuz tam karsında duruyor. Orada bir yılan olsaydı, şimdiye kadar seni çoktan ısırmıştı," der. "Tuzun nerede olduğunu bilmiyorum" dediğinizde, beyninize tuzu görmemek için emir vermiş oluyorsunuz.
Sayfa 62
İlişkiler