Sevgilisine günde dört mektup yazan kadın bir yazma hastası değildir. O sadece aşıktır. Ama, sevgililerine yazdığı mektupların fotokopilerini bir gün yayınlayabilmek amacıyla çektiren dostum, bir yazma hastasıdır.
Dışarıya sığınmış olanlarla susturulmuş ve işlerinden uzaklaştırılmış olanlar sisler içinde uzaklaşan bir tören alayı gibi gözden yitiyorlar, görünmez oluyor ve unutuluyorlar.
Ama cezaevi, dört yanı duvarlarla çevrilmiş bile olsa, tarihin en iyi aydınlatılmış bir sahnesidir.
Kimileri ülkü için gerekli yaratılışta olmadıklarını hemen anladılar ve yurt dışına gitmek istediler. Ancak ülkü, yapısı gereği, herkes için ortak bir dünya olduğundan, gitmek isteyenler ülküye karşı çıkıcılardan olduklarını kanıtlamış sayılarak, yurt dışı yerine parmaklıkların arasına gönderildiler.