Kitabı okurken cümleleri nasıl tarif edebilirim diye kelime aradım ve burada bir okurun incelemesinde geçen yeni öğrendiğim bir kelime ile karşılaştım: Sehl-i mümteni ve anlamı ise kolay görünen zor demekmiş . Anlattıkları da öyle gibi geldi sade fakat derin ve düşünmeyi gerektiriyor. Altını çizdiğim çok oldu. Ki burada da paylaşıldı bir kısmı. Ben de birkaç tane paylaşmak isterim.
*Şuna bakın: "Kibirliyim" dememek için, "kendime olan saygımdan dolayı" diyor.
*"Sen, gündemden düşünce bir yerini kiriyorsun; ben ise gündeme gelince kiriliyorum." Bu konuşma, artist ile derviş arasında geçmiş olsun.
*Gösteriş meraklısı olanlar sadece insanlar değildir. Çiçekler de gösteriş meraklısıdir. Ve her ikisi de, toprağın eline bakar...
*Bir heykel ne kadar başına buyruksa, insan olarak işte o kadar başıma buyruğum.
*Bir inzibattir ölüm, dolaşır caddelerde
Yakmak için iznini acemi bir askerin...
*Mezarlıklardir, saatlerin midesi..
Ruhumuz okurken faydalanmistir kesinlikle diye düşünüyorum.
Uçuş Denemeleriİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 20212,743 okunma
Öncelikle kitabın ilk kısmı içeriği sebebiyle çok rahatsız etti. Hatta birakabilirdim kitabı. Fakat ilk kisimdaki savaşın açtığı yaralar, insanların savaşta ne kadar kötü karaktere bürünebileceği(belki de zor şartlarda asıl kimligimize bürünüyoruz) ve insanın her duruma uyum sağlayabilme yeteneği şaşırtıyor ama çok üzdü. Duygulardan arınmaya çalışmak dehşet verici olsa gerek. Ve Lucas'in ailesinin olmaması sebebiyle uydurduğu o hayat hikayesi çok hüzün verdi. İkinci kısım yumuşadı ve devam isteğimi arttırdı. Ama kafam karışmaya başladı acaba eksik mi okudum birşeyleri mi unuttum diye ilk kisma döndüm ara ara. Ayrıca ilk kisimda hiç özel ismin kullanılmamış olması bu ikinci kısımda dikkatimi çekti. İkinci kısımda Mathias karakterinin sevgiyi kaybetme korkusu da karşıya geçen bir duyguydu. Esas üçüncü kısım işte orada herşey birbirine karıştı. Orada ne okudum desem en son sayfalar gerçekten iz bıraktı. Kitabı bitirince hemen yazmak istedim ki bu duyguyu kaybetmeyeyim. Yaşanan aile trajedisi, Claus'un Lucas'i görmüş olması ama onu bilmemesi, Lucas'in eve dönmesi ama Claus'un gerçeği söylememesi o anları tarif edemiyorum. Lucas'in birlikteymis gibi herşeyi anlatması, yazması, ailesinden ayrı düşmesi... Kitap sonda herşeyi bir anda nasıl toparladı anlamadım galiba bu da kitabın başarısı. İçim hüzünlü ama kitabı iyi ki okudum dedirttigi için de mutlu oldum kitap gibi duygularimda karıştı. Ayrıca kitaptaki ....'belki sevmeyi öğretmediler.'.. kısmı da zihnime oturdu ağırlık olarak.
...eve dönerken bisküvileri, çikolatayı, elmayı ve paraları yolun kenarındaki uzun çalılıkların arasına atıyoruz. *Saclarimizdaki okşayışi atmak mümkün değil*...(Sf30)
Kitap hakkında çok şey söylenebilir. Dolu dolu bir kitap. Ve elden bırakmadan sürekli dikkati devam ettiren bir hikaye. Tatların٫ lezzetlerin tesirleri, insanlar hakkında bilinmesi gerekenler, kader ne kadar güzel anlatılmış. İyi ki okudum diyebileceğimiz kitaplardan.
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,051 okunma
Harika bir kitap. Okurken birinin sizin duygularinizi sizinle konuşuyor gibi anlatması. Çok güzeldi. Tavsiye ederim. Yalnızlığı alıyor ve gulumsetiyor, rahatlatıyor.
Kitap öyle güzel ki ifade edemiyorum. Vicdanin kelime anlamı yok bedene bürünmüş halini görüyoruz. Günümüzü de çok iyi yansıtıyor maalesef. Dilerim vicdana bürünmüş bir hayat yaşarız
"......Bu yüzden muktedirlerin ağzıni kapatacak özgür ruhu mağlup ettiklerini sanmalari boşunadir. Çünkü her yeni doğan insanla birlikte yeni bir vicdan doğar ve daima birileri çıkıp fıtri görevini yerine getirmesi, insanlığın vazgeçilmez hakları uğruna eski kavgaya yeniden başlaması gerektiğini hatırlar..........." Kitabın son cümlesinden bir kısım