İçinde bulunduğumuz karantina günlerini de anlatan muhteşem bir kitaptır.
Adı bilinmeyen bir ülkenin, adı bilinmeyen bir şehrinde, tekelci burjuva ahlakının adı bilinmeyen insanlarını simgesel bir dille körlük metaforuyla anlatan Komünist yazar Saramago iyi bir iş çıkarmış.
Beynine üvey evlat muamelesi yapan, körlüğü gözünde değil beyninde olan insanların tecrit edildiği karanlık bir dünyada, insanların yanı başında yaşanan acılara, zorbalığa karşı kayıtsızlığını en uç sınırda göstermiştir Saramago. Böylesi karanlık bir dünyada parlayan küçücük bir ışık umut olur, bir önderin almış olduğu insiyatif eşliğinde örgütlü bir mücadele ile neleri değiştirebileceğini gösteren Saramago'nun direniş ruhuna oldukça ihtiyacımız var.
Yazar asla isimleri kullanmıyor.
Karakterlere sıfat yüklüyor.
Uzun saçlı kız, Doktor, Doktorun Karısı, Hırsız Adam gibi sıfatlarla anlatıyor.
Kitap bittiğinde de beyninize balyoz yemiş gibi sarsıyor sizi.
Evet, şimdiye kadar okumadıysaniniz okuyun.