Osman

Yüzlerce başka davacıyla birlikte sarayın birinci avlusuna girmiştik; hepsi de bir tapınma yerindeymişçesine sessizdi. Herkesin üstünde yaşam ölüm hakkı olana yakın olmanın doğurduğu bir dehşetti bu. Bugüne dek hiç böyle bir yere girmemiştim; bu alçak sesle dolaplar çeviren, ayaklarını sürüyerek sağa sola giden, hüzün ve korku terleri döken kalabalıktan bir an önce uzaklaşmak istiyordum.
Sayfa 104 - Yapıkredi Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Neresi sıla bize? Neresi gurbet?
Kendinin olduğu hiçbir yer gurbet değildir. Mesele kendin ve kendinde olabilmekte... Hepimizin başkenti öz kendi!
Hayatımdaki kırılgan güzellikleri korumak için çirkin seslerden uzaklaşabilmem gerektiğini öğrendim.
Gözlerdeki alaycı parlamaları kendi gözündeki ışıksızlık yüzünden görememişti.