“Ölümle o kadar sık karşılaşır olmuşlardı ki, dostlarının bile ölümüne aldırmayacak haldeydiler ve zaten ölüm sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlardı.”
Çok çok severek, etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. Günümüz pandemisinde kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Çok acılı, dehşet verici ve kanlı bir hastalık olan veba dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bulunduğunuz Osmanlı Topraklarında da çok can yakmıştı. Kitap 1665 yılının Londra’sını ve ilk vakanın görüldüğü andan itibaren yaşananları çok açık ve etkileyici bir biçimde anlatmaktadır.
İçinde kısa kısa olaylar olsa da çoğunluğu o dönemde yaşamış bir adamın geleceği aydınlatmak amacıyla gördüklerini, duyduklarını günlük şeklinde kaleme almasından oluşmaktadır.
Kitap üzerine sayfalarca yazacak kadar konuşabilirim. Okurken hemen hemen her olayda yaşadığımız günleri görmem beni kitaba daha da yakınlaştırdı. Her gün başka bir veba ilacı bulan dolandırıcılar, boşalan evlere girip hırsızlık yapanlar, karantinayı kabul etmeyip sokaklara çıkan insanlar ve bunun gibi daha bir sürü yaşanan ortak olaylar…
Bu tarz konuların zaten ilgimi çekmesinden dolayı çok beğenerek okudum. Kesinlikle tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.