rumi

Veba Geceleri
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 22:14
Orhan Pamuk-Veba Geceleri Pamuk’un kırk yıldır düşünüp beş yıldır da üzerinde çalıştığı bir eser olan “Veba Geceleri” çok keyifle okuduğum, içerisinde bolca tarih olan ama aynı zamanda tarih kitabı olarak sınıflandırılamayacak kadar büyüleyici bir romandı benim için. 1900'lü yılların Osmanlısında Pamuk'un hayal dünyasının eseri olan bir adada ortaya çıkan salgını durdurmak için gönderilen görevlileri ve zaten orada bulunan ada halkının yaşadıklarını anlatıyor usta yazar. Eserde, Minger Adası’nda veba salgını başlayınca dönemin padişahı Sultan Abdülhamit önce kimyager Bonkowski Paşa’yı ve onun arkasından da başarılı bir doktor olduğunu kanıtlamış Doktor Nuri’yi adaya gönderiyor. Aynı zaman genç doktor kısa zaman önce abisinin kızıyla evlendiği için damat rolüyle de kitapta öne çıkıyor. Pakize Sultan da Minger Adası’na giderken kocasına eşlik ediyor. Kitaptaki bir diğer karakterler de Kolağası Kamil, Vali Sami Paşa, Zeynep ve Marika’dır. Bu kadronun zaman zaman eksilerek de olsa salgınla verdikleri mücadeleyi okuyoruz romanda. Ben yazarı çok sevdiğim ve daha önce de diğer eserlerini okuduğumdan dolayı diline aşina olduğum için bu eserini de severek okudum. Bulunduğumuz durumu ve pandemi sürecini de göz önüne aldığımızda okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Reklam
İnsan Denen Meçhul
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 21:55
Bu eserde yazar bizlere bir varlık, bir olgu olarak insanı birçok farklı anlamda ve alanda açıklamış ve sonucunda da bu zamana dek araştırılanların yetersizliğinden bahsetmiştir. İnsanı tam anlamıyla anlamanın yalnızca onu tüm yönleriyle ele alındığında mümkün olacağından dolayı insan üzerine yapılan araştırmaların yeterli düzeyde olmadığını belirten yazar, insanı anlamadan diğer yönleri araştırmanın tatmin edici sonuçlar doğuramayacağını söylemiştir. “Gerçekten cehaletimiz pek büyük. İnsanları inceleyenlerin kendi kendilerine sordukları soruların büyük bir kısmı cevapsız kalıyor. İç dünyamızdaki muazzam bölgeler henüz bilinmiyor.” diyerek insanın keşfinin bunca yıllardan beri tam manasıyla yapılamadığına vurgu yapıyor. Geçmişten günümüze insanların daha somut alanları araştırdığından dolayı insan kavramının araştırmalarının yetersiz ve geriden gelecek şekilde yapıldığını söylemiştir. İnsanların yaşamlarını sürdürmesi için gerekli ihtiyaçlarının karşılanma gerekliliği yüzünden geriden gelen soyut bilim araştırmalarının yine insanların yerleşik yaşama geçmeleriyle ve refah seviyelerinin yükselmesiyle birlikte gelişme göstermiş olduğunu belirten yazar yine de araştırmaların yeterli olmadığını da belirtmeden geçmiyor eserinde. Carrel, “Cansız şeyler ilimlerinin canlı varlıklar ilimlerine göre muazzam ilerleme kaydetmiş olması, insanlık tarihinin en feci olaylarından biridir.” cümlesiyle insanın insanı araştırmasının yetersizliğini açıkça ifade etmektedir. Her dönemin düşünürü insanı tanıdığını söyler. Kendi de insan olduğu için bu düşünce kabul edilebilir gibi görünse de ilk insandan bu yana milyarlarca insan varlığını yalnızca bir insanla tanıdığını söylemek oldukça büyük bir hatadır. Yazar, insan varlığının anlaşılması için gerekli olanın radikal bir yön değişimi
Edebiyat
İnsan Denen MeçhulAlexis Carrel · Zeplin Kitap Yayınları · 2020693 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 22:06
“Her şeye ‘karşı’ duran, ‘karşı’ çıkan, ‘karşı’ olan bir adam… Aylak adam… Bir adı bile yok. ‘C’ diyor Yusuf Atılgan kısaca.” “Birden kaldırımdan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi, içimdeki sıkıntı eridi.” diye başlıyor roman içimizi ısıtarak. Aslında kitabın belli bir konusu yok. Kendini gündelik hayattan soyutlamış ve çoğunlukla kafasının içinde yaşayan bir adamı okuyoruz sayfalarca. Hayatından gelip geçenleri anlatıyor okurlarına. Kimisinin bıraktığı izleri, kimisinin ise beraberinde götürdüklerini yansıtıyor bize C. Durmadan birini arıyor, yolları hep kesişiyor fakat ulaşamıyor. Vazgeçiyor sonunda da. Okurken bana birçok yönden Tutunamayanlar’ı anımsatmıştı. Sonrasında da öğrendim ki Oğuz Atay; Tutunamayanları, Aylak Adam’dan esinlenerek yazmış. Zaten okurken bazı bölümler bana Turgut’u hatırlatmıştı. Benim çok sevdiğim, okurken etkilendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 01:34
Hemen hemen herkesin birkaç repliğini ezbere bildiği ya da bir yerde sahnelendiğini görüp izlediği muhteşem bir tiyatro eseriydi. Pek fazla tiyatro eseri geçmişim olmamasına rağmen okuduklarım arasında en sevdiğim ve zevkle okuduğum kuşkusuz Romeo ve Juliet oldu. Konusu bilindiği üzere iki düşman ailenin çocuklarının birbirlerine ilk görüşte daha sırılsıklam âşık olmaları ve beraberinde yaşanılan talihsizlikler silsilesi… Elbette eseri okurken yazıldığı dönemin şartlarını da göz önüne almak gerekiyor. Yoksa bazı yaşanılanlar ve durumlar eleştirilerinizin hedefi olabilir. Kimilerine göre mutsuz bir sonu olsa da bence güzel âşıkların mezarda da yan yana oluşu bana kavuştukları izlenimini vererek teselli ediyor az da olsa. Elinize aldığınız gibi bitireceğinize emin olabilirsiniz. Ben çok severek okudum. Herkese tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 01:54
“Onları kim öldürdü?” Ölü görmekten, ölüme aracı olmaktan sadistçe bir zevk duyan adam… Issız, karayla bağlantısı olmayan bir ada… Her ne kadar suçlu olsalar da yargı sisteminde suçlarına karşılık ceza almadan hayatlarına devam eden insanlar ve adaletin bu dünyada tecelli etmesini isteyen psikopat ama zeki katilimiz. Okurken romandaki herkesi sırayla katil ilan etsem de sonuç, herkes gibi beni de oldukça şaşırttı. Sonuç itibariyle tüyler ürpertici bir romandı. Kitabı elimden bırakmamakla kilitli bir dolaba kaldırmak arasında gidip geldim. Okurken çok keyif aldığım, çok kısa sürede bir solukta bitirdiğim muhteşem bir kitaptı. Dünya genelinde yüz milyon okunmasına şaşmamalı diye düşünüyorum. Bir de üç bölümlük bir dizi varmış. Sevenlerine duyurulur. Onun da güzel olduğuna eminim. Herkese tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,5bin okunma
Reklam