Zeynep

Değişmesi gereken şey, "duygusal" yaklaşımda bilinçdışı olanın bilincine varmaktır; bütün aşk/sevgi talebinin, partnere ya da tedavi uzmanına değil, gereken anda, "yeterince iyi" bir şekilde olması gereken yerde olamayana (anneye) yönelmesi gerekir ve bu yokluk, bu eksiklik telafi olamaz, yeri doldurulamaz: Bunun etkileri sınırlandırılabilir, her şey eksik olmadan bu eksiklikle birlikte yaşanabilir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Reklam
Tutkulu ilişkilerde, ötekine yönelik sevgi aşırıdır ve kendini sevmenin aleyhine gerçekleşir. Daha doğrusu, kişi kendini ne kadar az severse ötekine aşırı yatırım yapmaya ve ona sahip olmadığı nitelikler yüklemeye o kadar çok yönelir. Tersine, kendini sevmeye ne kadar önem veriyorsa, ötekini sevme imkanı o kadar azalır. Bu iki alternatiften her biri simetriğini eksilterek gerçekleşir.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Kaygılı kişi, gereksiz yere ortalığı telaşa verir, bu da başkalarını, zaman içerisinde, onun söylediklerine daha az önem vermeye yöneltir. Bu durum da kaygılı kişide dinlenmediği ya da söylediklerinin azımsandığı izlenimi uyandırır ki böylelikle daha da "kaygılı" ve ilgi "talep eder" hale gelir.
Sayfa 81·Kitabı okudu

Zeynep

, bir kitap okudu
Puan vermedi·170 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 02:37
·
2026 1. kitabı
Mustafa Çolak
8.4/10 · 49 okunma
Çoğu zaman insanlığa faydalı olabilmek ve dolayısıyla tarihte yer edinmek için mutlaka başarılı olmak gerektiğine inanırız. Onun için de Makyavelist bir yaklaşımla, her ne pahasına olursa olsun kazanmak isteriz. Zira kahraman olmak için kazanmak gerektiğine inanırız. Halbuki her zaman kazanan kahraman, her kahraman da kazanan demek değildir. Tarihe baktığımızda her ne pahasına olursa olsun kazanmaya çalışanların değil, her türlü engele rağmen tutkularının ve ideallerinin peşinde koşanların toplumlar nezdinde kahraman olduklarını görürüz. Enver Paşa'nın yanı sıra Napolyon ve Gazi Osman Paşa sadece bunlardan birkaçıdır. Dolayısıyla sıradan olanlar değil, sıra dışı olanlar insanlık tarihinin hafızasına kazınmaktadır.
Reklam