Spoisiz genel yorumum: Okuması çok akıcıydı, Dostoyevski, karakterleri ve evreni öyle iyi anlatmışki kendinizi direkt orada hissedebilirsiniz. Abartılmayı hak ediyor. Olay örgüsü ve kurgu çok iyi. Kitabın bölümleri 1)cinayet öncesi 2)cinayet anı ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Bu kitap tam olarak derinlemesine bir psikolojik ve felsefik kitaptı, tabii polisiyeyede giriyor.
SPOİLİ
(çok detaya girmemeye çalıştım…)
Raskolnikov Rusya’nın Petersbrug bölgesinde üniversite okumak için ailesinden ayrılıyor. Daha sonra parasal sebepleriyle ve ailesine yük olmak istemediği için okulu bırakıyor. Bu süreçtede çok küçük bir odada kalıyor.
Raskolnikov bu küçük odada, yalnızlıkta bir teori oluşturuyor, her şey bununla başlıyor.
Sıradan ve Olağanüstü insanlar; sıradanlar kurallara uyan, uysal insanlardı. Olağanüstüler ise, topluma yön verebilecek ve gerekirsede istediği gibi kuralları çiğneyebilen insanlar. Bunun adına bir makale yazdı ve yayınladı. Bunun üzerine o kadar düşündüki kendisinin olağanüstü bir insan olarak düşünüyordu.
Raskolnikov, çok gururlu ve zeki biriydi.
Cinayetin Başlangıcı:
Raskolnikov, tefeci kadına bir para karşılığında rehin bırakmaya giderdi. Tefeci kadın açgözlü, zengin, bencil, acımasız bir kadındı. Onun bu hayatta olmaması gerektiğine ve ölmesi gerektiğine karar verdi, çünkü o bir olağanüstü insandı. Cinayeti planladı, cinayeti işlemeye gitti ve baltayla öldürdü, hatta kazara çifte cinayet yapmıştı(kapıyı açık unutmuştu ve kardeşide tam o sırada ona geliyordu)! İşte o gün aslında kendini öldürdü. O günden sonra resmen delirdi! Sürekli titriyor, nöbet geçiriyor, baygın geziyor, sayıklıyordu ama bunu inkar ediyordu. Aynı zamanda da hiçte pişman hissetmiyordu, hatta kendini haklı buluyordu. Bu nasıl bir zıtlık diyorsunuz. Onun böylesine