Yazar, bu eserini 24 yaşında iken kaleme almış ve eser beyazperdeye aktarılmıştır.
Kitap, günlük hayatta karşılaşılabilecek, içinde bulunulabilecek, gayet sıradan bir ilişkiden bahsediyor. Zaman zaman karakterlerin davranışlarının saçmalığına fazlasıyla sinirleniyorsunuz, hayatta olduğu gibi. Birbirlerine duydukları tutkuyu, çok basit konular üzerinde gereksiz ve uzun tartışmalara girdiklerini, birbirlerinde ne bulduklarını tam olarak bilmeseler de pürüzlerle dolu ilişkilerinden vazgeçemediklerini görüyorsunuz. Sevginin adı bir türlü konulamıyor, ortada gerçekten bir sevgi var mı yok mu, belli değil. Ana karakterin kafasında sürekli ilişkiye dair sorular var.
Kitabın sonu beklediğim gibi gitseydi kitaba 6 puan verecektim. Ama -bana göre- ana karakterin, gelişen olaylar karşısında çok daha katı bir tutum sergilemesi gerekiyordu. İçimi rahatlatacak olan buydu. Beklediğim gibi bitmediği için 5 puan verdim. Fakat eser o kadar hayatın içinden ki, bu tip bir son da gayet kabul edilebilir. İnsan bir ilişki içerisinde iken her zaman aklının sesini dinleyemiyor.
Yazarın çok daha iyi kitaplarını okuduğum için pozitif bir ön yargı ve beklentiye sahiptim, düşük puan vermemin sebebi budur. Yalnızca, öyle müthiş ihtiraslı, ayakları yerden kesecek bir aşktan bahsedilmediğini bilmelisiniz. Sizi heyecanlandırmayacak. Gerçeğe daha yakın, hayatın çok içinden bir ilişkiye tanık olmak isterseniz, mutlaka okuyun.