Zulüm bir insana yapılacak en büyük hakarettir. Can, mal, namus güvenliği aşılınca büyük bir zulüm oluyor. Mahremiyete saldırı, kul ile yaradan arasındakilere saldırıdır. O yaşlı Suzi Ana'nın çileli hayat yolculuğunda mahremiyeti olan evine saldırı, ansızın bütün her tarafın didik didik edilmesi... Hatıralar; eşten kalan, dosttan kalan, gizliliği ne varsa o barınağında talan dildi ve üç beş haydut tarafından o masum
küçük yuva ateşe verildi. Zulmün çatırtıları yangının büyüklüğünde alevlendi.
Herkesi yoluna! Biri zalim... Biri mazlum...
Peki o mazlumun elinden ayran içen, süt içen, su içen, evinde ekmeğini yiyen... Buna rağmen bir yaltaklanma ya da korkma ya da küçücük bir menfaati beklemeyle, gözü dönmüş bir haine onları ihbar edenlere ne denir? Zalim! Onlarınki diğerlerinin yaptıklarından daha büyük bir zulüm.
Ya alkışlayanlar, sessiz kalanlar, gözyaşlarını silmeyenler... Ortada kalır mı?