Peki ama neden insanlar, mesela kızartma yandığında ya da ikisinden biri akşam yemeğine geciktiğinde birbirlerine bağırmayacaklarına dair söz vermiyorlar? Neden eve gelirken çantalarında bir portakal, bir demet menekşe yepyeni nir kurşunkalem ya da bir torba kuru üzüm getirmeye hiçbir zaman üşenmeyecekleri konusunda söz vermiyorlar..? Neden birbirlerine, mutluluk gibi bir yan unsur yerine, bu gerçekleştirilebilir olan daima göz ardı edilen sayısız zorlu ayrıntı konusunda söz vermiyorlar?
Hayat şaşırtıcı derecede kısa... mesela genç bir insanın atla en yakın köye gitmeye karar vermesine ve bunu yaparken mutlu geçen, sıradan bir hatanın böyle bir geziye yetmemesi ihtimalinden korkmamasına akıl sır erdiremiyorum.
Hiçbir çarem kalmadı, beynim hiçbir duygu ve düşünceye katlanamıyor artık, hiçbirini almıyor, hiçbir şey bilmiyorum, hiçbir şey hissetmiyorum, hiçbir şey anlamıyorum.