Yine de, daha önce ifade edildiği gibi, yaşama dair hiçbir kuram onun için yaşamın kendisi karar önem arz etmiyordu. Eylem ve deneyden koparılmış zihinsel akıl yürütmelerin ne denli kısır olduğunun bilicindeydi.
O aşkı neyin öldürdüğünü hatırlamıyorum; sanırım kızın uğruma dünyayı feda edebileceğini söylemesi yüzünden bitmişti. Bu da her zaman korkunç bir andır. İnsanın yüreğini sonsuzluk korkusu sarar.